Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/112 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2019/2660 Esas, 2021/962 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
A. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebebi; takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; verilen cezanın az olduğuna, takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.
C. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; delillerin hatalı değerlendirildiğine, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, istinaf kararının gerekçesiz olduğuna, haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine, nitelikli hal artırımı yapılarak fazla ceza tayin edildiğine, İlk Derece Mahkemesinden daha ağır cezaya hükmedildiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Taraflar arasında katılanın kiracı olarak oturduğu evi boşaltması ile ilgili çıkan tartışmada, sanığın yumrukla katılana vurarak hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Katılan hakkında İstanbul Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen adlî muayene raporunda; yaralanmasının hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan incelemede, olayın gelişimi aynı kabul edilmekle birlikte, katılanın yaralanmasına ilişkin aldırılan rapor doğrultusunda kırık artırım oranının değiştirildiği, katılandan kaynaklanan haksız bir hareket bulunmaması nedeniyle haksız tahrik indirimi uygulanmadığı ve sanığın ikinci kez mükerrir olduğu ilâmın tekerrüre esas alınması suretiyle yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
1. Diğer temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdan3i kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları ile uyumlu adlî muayene raporu, sanık ve tanıkların tevilli anlatımları karşısında sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu, katılanda kemik kırığı meydana gelmesi nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, katılandan kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmaması nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı, takdîri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdîrinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, aleyhe istinaf başvurularının bulunması nedeniyle sanık hakkında daha ağır cezaya hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yasal ve yeterli gerekçe gösterildiği anlaşıldığından, düzeltme nedeni dışında katılan Kurum vekili, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vekâlet ücreti yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri vekâlet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2019/2660 Esas, 2021/962 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, yargılama giderlerine ilişkin fıkradan önce gelmek üzere; “Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi aşaması için 2.725 TL; Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu ile görülen ve birden fazla duruşması bulunan işler için 4.080 TL vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.