SUÇLAR: Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve kasten yaralama suçundan aleyhe istinaf başvurusunun bulunmaması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle netice ceza 10 ay hapis cezası olarak belirlenmiş ise de bu hususun infaza ilişkin olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının artırılmış olduğu, kararın bu haliyle 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2017 tarihli ve 2016/969 Esas, 2017/694 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 ... maddesinin birinci, dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/243 Esas, 2020/275 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanması ile;
a. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 ... maddesinin birinci, dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.01.2022 tarihli ve 2021/680 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
a. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek verilen cezanın 10 ay hapis cezası olarak infazına ve hak yoksuluklarına karar verilmiştir.
b. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 ... maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmediğine, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğinden suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, katılanın yaralanmasına ilişkin raporun yetersiz olduğuna, hakaret suçuna dair somut delil bulunmadığına, seçenek yaptırım ve ertelemeye ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine, cezanın fazla hesaplandığına ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri, vekalet ücretine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanığın yaralanması sebebiyle Merzifon Karamustafa Paşa Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne gittiği, sanığın tedavisi tamamlanmadan hastaneden ayrıldığı, yaralanmasının kesici ve delici aletle gerçekleşmesi sebebiyle hastene polisine haber verildiği, sanığın tedavisinin tamamlanması, hem de polis memurlarnıca beyanlarının alınması için acil servise çağrıldığı, sanığın tekrar hastaneye gelmesi ile pansuman yapılırken sanığın acil serviste pratisyen hekim olarak çalışan katılana herkesin duyabileceği şekilde "ananı avradını sinkaf ederim" diyerek hakaret ettiği ve aleniyet unsurunun gerçekleştiği, sanığın aynı zamanda katılanın önce testislerine sonrada karnına vurmak suretiyle katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, olay tutanağı, kamera kayıtları, bilirkişi raporu, katılana ait 19.05.2016 tarihli geçici adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
3. Amasya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 28.07.2016 tarihli raporunda, katılanın skrotumda derin yumuşak doku lezyonuna (hematom) neden olan yaralanmasının, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de;
Sanığın katılana yönelik kasten yaralama eylemini "kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle" işlemiş olması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hakaret suçundan sanığa ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 125 ... maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi, aynı Kanun'un 125 ... maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda sanığın
eylemini, hastane acil servis pansuman odasında gerçekleştirmiş olması karşısında, aleniyet unsurunun olayda gerçekleşmediği gözetilmeden aynı Kanun'un 125 ... maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması hukuka aykırı olduğundan İlk derce mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanığın kasten yaralama ve hakaret suçlarından yeniden mahkumiyetine karar verilmiştir.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılan ve tanıkların beyanları ile adli muayene raporlarına göre, atılı suçların sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanık müdafii ve katılan vekiline tefhim edildiği ancak taraflarca itiraz edilmediğinden kararın usulüne uygun kesinleştirildiği, sanık hakkında hükmolunan sonuç cezaların doğru tayin edildiğine, Bölge Adliye Mahkemesince seçenek yaptırım ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin yasal ve yerinde olduğu, katılan vekilince İlk derece mahkemesi kararının onanarak kesinleştirilmesi talep edildiği, dolayısıyla aleyhe istinaf bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretine hükmolunmamasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.01.2022 tarihli ve 2021/680 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.