DAVA TARİHİ

Esastan ret

Taraflar arasındaki cezai şart davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 22.11.2013 tarihli protokol ve 16.12.2013 tarihli bayilik sözleşmesi imzalanarak akaryakıt bayilik ilişkisi kurulduğunu, davalının sözleşmede belirlenen ... ürün ve madeni yağ alımına ilişkin asgari alım taahhüdüne uymadığını, sözleşme hükümleri gereği sözleşmenin feshi halinde davacının satın almadığı madeni yağ ve ... ürün için cezai şart ödenmesinin ve ayrıca fesih için cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı bayinin 26.06.2014 tarihinde ürün alımına son verdiğini, 2015 yılı başında istasyonu başka bir şirkete devrettiğini, bayinin ... olduğu 100.000,00 TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrilerek bayinin borcundan mahsup edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklı 25.111,63 USD'nin cezai şartın, sözleşmenin haklı nedenlerle feshi nedeniyle 59.600,00 USD cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi kurulduğu, 16.12.2013-26.06.2014 tarihleri arasında ticari ilişki olduğu, 26.06.2014 tarihinden sonra davalı tarafın akaryakıt alımını durdurması üzerine 21.01.2016 tarihli ihtarname ile davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davacı tarafın sözleşme uyarınca almayı taahhüt ettiği 5 ton madeni yağ tutarını hiç almadığı, almayı taahhüt ettiği 1600 metreküp ... üründen sadece 387,567 metreküp satın alındığı, davacının eksik alınan ... ürün miktarından kaynaklanan 140.642,23 USD ile eksik alınan madeni yağ miktarından kaynaklanan 10.000,00 USD cezai şart alacağı ile sözleşmenin feshinden kaynaklanan 59.600,00 USD maktu cezai şart alacağının bulunduğu, davalıya ait teminatın paraya çevrilmesi nedeniyle 11.832,97 USD'nin mahsubu sonucu davacı tarafın davalıdan 198.409,26 USD alacak talep edebileceği, fesih ihtarının davalıya tebliğ edildiği, ödemede bulunmayan davalının 26.01.2016 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne asgari alım taahhüdünden kaynaklanan 25.111,63 USD cezai şart alacağı ile sözleşmenin haklı nedenlerden feshinden kaynaklanan 59.600,00 USD cezai şart alacağı olmak üzere toplam 84.711,63 USD'nin 26.01.2016 tarihinden itibaren devlet bankalarında USD cinsinden açılmış 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu protokolün imzalanmasından sonra öngörülemez maddi kayıplar yaşadığını ve şirket bünyesinde çıkan yangın sonucunda tasfiye sürecine girdiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, dosyada aldırılan raporlar arasında ciddi tutar farklılıkları olduğunu, yerel mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hükme esas raporu kabul manasına gelmemek kaydı ile yapılan hesaplamada ticari ilişkinin devam ettiği dönemde ödemiş olduğu fatura bedellerinin söz konusu hesaptan düşülmediğini, çıkan yangında tüm belge ve verilerinin zayi olduğunu, dosyada hakkaniyet indirimi yapılmadığını, usulü eksiklikler olduğunu, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asgari alım taahhütlerine uyulmadığının ... olması karşısında feshin haklı nedene dayandığı, cezai şarttan indirim yapılmasının ancak cezai şartın mahfına neden olacağı yönünde iddia ve delil ortaya konulmuş olması halinde uygulanabileceği, davalının ise cezai şartın mahfına neden olacağı yönünde her hangi bir iddia ve delil ortaya koymadığı, yalnızca cezai şarttan hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiği, mahkemece cezai şarttan hakkaniyet indirimi yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkili şiketin ticari defterleri zayi olduğundan sağlıklı şekilde incelenemediğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacı tarafın feshinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, söz konusu cezai şartın müvekkili şirketin acz haline düşmesine ve ekonomik mahfına sebep olacağını, hükmedilen cezai şarttan hakkaniyet indirimi yapılmadığını, belirlenen cezai şartın fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshine bağlı olarak asgari alım taahhüdüne aykırılık ve haklı fesih nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 uncu ve devamı maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.