SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/543 Esas, 2021/1657 Karar sayılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

1)Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Bakımından
Sahtecilik suçlarında suçtan zarar görenin, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olması ve suçun konusunu oluşturan belgelerin şikayetçi kuruma karşı kullanılmaması nedeniyle, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi Hazine ve Maliye Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca atılı suçtan açılan kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2)Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Bakımından
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11-436 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararında da belirtiliği üzere; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen kamu davasında, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de sanık hakkında yüklenen suç yönünden 22.11.2016 olan suç tarihinin 02.12.2016 olan maddenin yürürlük tarihinden önce olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanı bulunmadığı, diğer yandan dolandırıcılık suçunun 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince terör amacıyla işlenen ve bu nedenle cezasında artırım yapılması gereken suçlar arasında da sayılmadığı gözetilerek, inceleme konusu dosya bakımından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin istinaf isteminin esastan reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinin dikkate alınması gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Yapılan ön inceleme ve yukarıda yer verilen kabule göre, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinde öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.