İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2020/284 Esas, 2021/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/328 Esas, 2022/884 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; delillerin hatalı değerlendirildiğine, haksız tahrike, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine, sanığın işlev zayıflamasından sorumlu tutulmaması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay tarihinde katılan ve sanığın aynı açık alanda farklı yerlerde arkadaşları ile birlikte alkol aldıkları, sanığın olay yerinden ayrılarak ikametine giderek bıçak alıp geldiği ve cadde üzerinde katılanı beklemeye başladığı, bir süre sonra katılanın arkadaşları ile aynı cadde üzerine geldiği, arkadaşlarını otobüse bindirip eşi ile telefonda konuşur şekilde ikametine doğru yürüdüğü sırada sanığın arkasından yaklaşıp önce sol kalça kısmından, ardından sırt kısmından bıçakla yaraladığı, daha sonra katılanın, sanığın elinden bıçağı almak istediği sırada sol el 4. ve 5. parmaklarında kesiler meydana geldiği, sanığın bıçağı bırakarak olay yerinden kaçtığı, katılanın bu olay nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, olay yeri inceleme raporu, teşhis tutanağı, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılan hakkında İstanbul Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen adlî muayene raporunda; sol üst ekstremitedeki fonksiyonel kısıtlılığa neden olan yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu; yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Sanık hakkında hüküm kurulurken, katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bir kat artırım yapılan fıkrada, işlev zayıflaması yerine yitirilmesi ibaresinin yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, katılanın beyanları ile uyumlu adli muayene raporu ve sanığın kısmi ikrarı ile üzerine atılı suçun sabit olduğu, katılanda meydana gelen sürekli işlev zayıflamasından sanığın sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın savunmalarının aşamalarda çelişkili olduğu, katılandan kaynaklanan haksız bir eylemin bulunmaması nedeniyle sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği anlaşıldığından, eleştiri nedeni dışında sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/328 Esas, 2022/884 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.