Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2017/623 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2020/2136 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 ... maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 7.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'nin aşamalardaki savunmasında olay yerinde bulunmadığını olaydan haberinin olmadığını bildirerek suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'nin aşamalardaki savunmasında olaydan haberinin olmadığını bahse konu 16 RR 749 plakalı aracın kardeşi sanık ... adına kayıtlı olup kendisinin o tarihte kullandığını bildirdiği, katılanların aşamalardaki ifadelerinde kendilerine saldıran kişileri gece vakti olması ve birden çok kişi olması sebebiyle teşhis edemeyeceklerini belirterek şikayetçi oldukları, olayın görgü tanığının bulunmadığı, başkaca kamera kaydı v.s delil de elde edilemediği, mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda bilirkişiden sanıkların baz istasyonu sinyallerini gösterir krokili rapor alındığı, bilirkişi raporu da dikkate alındığında, olayın sanık ya da sanıklar tarafından işlenip işlenmediği hususunun şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanıkların katılanlara yönelik atılı kasten yaralama suçlarını işledikleri sabit olmadığından müsnet suçlardan CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. Sanık, katılan ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 23.05.2016 tarihli raporuna göre; "Katılanın sağ zigomatik bölge ve periorbital hematom, sağ gözde subkonjoktival kanama(eski) tespit edildiği, burun pasajının normal değerlendirildiği, Os Nasalde krepitasyon alınmadığı, çekilen BT'de; sağda ethmoid sinüs, orbita duvarında fraktür saptandığı, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında kişide tespit edilen kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu," belirtilmiştir.
4. Olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu formu, kolluk tutanakları, uzmanlık raporları, adlî tıp raporları, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan ...'in suç tarihinde tanık ...'in kullandığı araçla yanlarında tanık ... Dilbe olduğu halde Dumlupınar Mahallesi Gelincik Sokak üzerinde seyir halinde bulundukları sırada sanıklardan Yalçın ve açık kimlikleri belirlenemeyen arkadaşlarının bulunduğu üç adet Tofaş marka aracın drift yaparak ilerlediklerini gördükleri, bir süre bekleyen katılan ve yanındakilerin araçla drift yapan araçların arasından yola devam etmek istedikleri sırada sanık ...'ın kullanımında bulunan aracın katılan ve yanındakilerin bulunduğu aracın önünü kestiği ve araçtan inen kişilerin katılan ve yanında bulunan kişilere tekme ve yumrukla vurdukları, olay nedeniyle katılan ...'in alınan kati doktor raporuna göre hayatî tehlike oluşturmayacak, basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığının yaşam fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek şekilde yaralandığı, her ne kadar sanık ... suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılan ve yanındakilerin tüm aşamalardan itibaren sanıklardan ... adına kayıtlı olan ve olay tarihinde sanık ... tarafından kullanıldığı anlaşılan 16 RR 749 plakalı aracın olay yerinde olduğunu belirterek aracın marka, model, renk gibi özelliklerini ifade ettikleri, aracın kendisi tarafından kullanıldığının bizzat sanık ... tarafından da ifade edildiği, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama aşamasında sanık ...'ın kullanımında olan telefonun HTS-Baz istasyonu kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda sanık ...'ın telefonunun suç tarihi ve saati itibariyle olay yerinin yakınında sinyal vermiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nin suç tarihinde açık kimlikleri tespit edilemeyen kişilerle birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde katılan ...'i tekme ve yumrukla darp etmek suretiyle hayatî tehlike oluşturmayacak, basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığının yaşam fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek şekilde yaralandığının iddia, katılanın aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, doktor raporu, HTS ve baz istasyonu incelemesine ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğiyle sabit olduğu gözetilmeksizin sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine hükmolunması hukuka aykırı olup katılan ...'in istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ...'nin, katılan ...'i kasten yaralama suçundan beraatine ilişkin ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2017/623 Esas - 2020/308 Karar sayılı hükmünün CMK'nin 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, sanık ...'nin, katılan ...'e yönelik üzerine atılı kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nin 86/1. maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin HTS kayıtları ve dosyadaki diğer kanıtlar ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2020/2136 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.