Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2012 tarihli ve 2013/127 Esas, 2014/883 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi gereği 2 yıl 7 ... 20 gün hapis ve 31.580,00 TL
adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, taksitlendirmeye ve suça konu kaçak sigaraların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, nakil aracının ise 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.
2.Mahkemenin anılan kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2017/5404 Esas, 2020/15397 Karar sayılı ilâmıyla;
"...II) Sanık ...’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 Sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 08.12.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.02.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında Dairemizin 2018/13329 Esas sırasında kayıtlı olan Van 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/204 Esas, 2014/152 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 19.01.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.03.2013 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/494 Esas, 2021/669 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 19.01.2013 tarihli eyleminden ötürü 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, dava dosyasının hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/2155 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2020/2155 Esas, 2022/952 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 08.12.2012 ve 19.01.2013 tarihli eylemlerinden ötürü 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 5 ... 5 gün hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, asıl ve birleşen davaya konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kaçıkçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, ... plakalı ve ... plakalı nakil araçlarının 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine, katılan kurum lehine 4.080,00 TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.12.2022 tarihli ve 7-2022/123786 sayılı, onama ve düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
1.Katılan ... Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; vekalet ücretine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine, mahkûmiyet hükmünün mağduriyetine neden olduğu belirtilerek hükmü bozulması talebine ilişkindir.
1.08.12.2012 tarihinde sanık ...'nun içerisinde bulunduğu sanık adına kayıtlı ... plakalı kapalı kasa kamyonet araçta yapılan aramada toplam 19.000 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Ayrıca birleşen dava dosyasında; 19.01.2013 tarihinde, sanık ...'ın sürücüsü olduğu, anılan sanık adına kayıtlı ... plakalı kapalı kasa kamyonet araçta yapılan aramada toplam 15.000 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık ... bozma öncesinde alınan savunmasında, nakil aracı ile ele geçirilen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu, satacağını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve gümrük vergi miktarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını belirtmiştir.
3.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna dair bilirkişi raporlarının asıl ve birleşen dava dosyasında mevcut olduğu anlaşılmıştır.
4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dava dosyalarında bulunduğu anlaşılmıştır.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 08.12.2012 tarihli ve 19.01.2013 tarihli eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Gerekçeli karar başlığında birleşen davanın 19.01.2013 suç tarihinin de birlikte yazılması gerekirken yalnızca 08.12.2012 suç tarihinin yazılması,
3.Kendisini vekili ile temsil ettiren katılan ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2020/2155 Esas, 2022/952 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, gerekçeli karar başlığının suç tarihine ilişkin kısmına “08.12.2012” tarihinin yanına gelmek üzere ''19.01.2013'' ibaresinin eklenmesi, hükmün vekalet ücretine ilişkin paragrafında yer alan "...4.080,00 TL..." ibaresinin çıkartılarak yerine "...5.100,00 TL..." ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.