Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, harcırah alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı iş yerinde 02/10/2000 - 08/01/2009 tarihleri arasında çalıştığını ve çalışmakta olduğu mağazadan satın aldığı cep telefonunun arızalı çıkması üzerine, ürünü bire bir aynısı ile değiştirdiğini, bu işlemi gerçekleştirirken iş yerinde geçerli olan ürün değişim prosedürüne uyduğunu ancak işveren tarafından prosedüre aykırı davrandığı gerekçesi iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin haklı sebebe dayanmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının takım lideri olarak çalışmakta olduğu ..... Mağazasından satın aldığı cep telefonun sekiz ay sonra arızalanması üzerine, servise göndermeden ve üst amirlerinin onayını almadan, ürün iade iş akışı dışına çıkarak değiştirdiğini, sahip olduğu yetkiyi kişisel menfaatleri doğrultusunda kullandığını, doğruluk ve bağlılığa uymayan bu davranışı sebebi ile iş sözleşmesinin haklı sebebe dayalı feshedildiği savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda, davacının çalışmakta olduğu mağazadan satın aldığı cep telefonunu arızalanması üzerine aynı model ve marka yeni bir cep telefonu ile değiştirdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı değişim sırasında ürün değişimi iş akışına aykırı davranılarak, davacının kendisine tanınan yetkiyi kişisel menfaatleri doğrultusunda kullandığını ileri sürmektedir. Her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesi ekinde, feshe konu cep telefonunun satış ve değiştirilme tarihini gösterir belgeleri, olaya ilişkin düzenlenmiş tutanağı, savunma belgelerini, değiştirme tarihinde geçerli olan Tamir Edilecek Ürünler Yönetmeliğini ibraz ettiğini belirtilmiş ise de bu belgeler dosya içerisinde bulunmamaktadır.
Mahkemece, cevap dilekçesi ekinde sunulduğu belirtilen bu belgeler ile uyuşmazlık konusu tarihte ürün değişimi iş akışını gösterir evrak celp edilerek, davacının ürün değişimi sırasında iş akışına uygun hareket edip etmediği belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizdir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.