Esastan ret

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili 26.05.2015 tarihli dilekçesinde özetle müvekkillerinin desteği ...'ın 25.04.2007 tarihinde ... Beldesi Tren Garında ... Gıda San. ve Tic. A,Ş' ne ait ayçiçeği çekirdekleri vüklü vagonda yük indirme işi yaparken meydana gelen iş kazası sunucunda yüksek gerilim hattına kapılarak vefat ettiğini, davacı müvekkili ...'ın müteveffanın eşi, diğer üç davacının ise çocukları olduğunu, taraflar arasında görülmekte olan Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/274 Esas sayılı davasında (talep harici kalan) 111.620,39 TL maddi tazminatın ...'a 3.855,32 TL maddi tazminatın ...'a, 9.368,13 TL maddi tazminatın ...'a, 7.303,95 TL maddi tazminatın ...'a olay tarihi olan 25.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont yada yasal faizi ile birlikte verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili dilekçesinde özetle; Mahkememizin 2007/274 Esasına kayden daha önce görülmekte olan dava neticesinde Mahkeme müvekkili kuruluş ile birlikte diğer davalı ... Gıda San.ve Tic. AŞ'yi bilirkişi raporuna dayanaktan sorumlu görerek hüküm kurduğunu, kararın taraflarınca temyiz edildiğinden halen Yargıtay incelemesinde olduğunu, Mahkemece 2007/274 Esas sayılı dosya üzerinde kısmen kabul, kısmen red kararı vererek davacının dava ile ilgili olan taleplerine göre zaten bir karar verdiğini, aynı konu üzerinde Mahkemenin vermiş olduğu bir karar olduğunu, temyiz aşamasında olduğunu, davacının dava dilekçesinde diğer davadaki davalı ... Gıda San.ve Tic. AŞ'nin iflas ettiğini ileri sürerek iş bu davayı sadece müvekkili Kuruma karşı açtığını belirtmiş ise de adı geçen şirketin iflasına dair dava dilekçesinde ve eklerinde müvekkili Kuruma tebliğ edilen hiçbir belge bulunmadığını, bu nedenle davanın aynı zamanda ... Gıda San.ve Tic. AŞ'ye ihbarını ve davaya dahil edilmesini talep etiğini, bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; tüm dosya kapsamına göre ...'ın 25.04.2007 tarihinde ... Beldesi tren garında dava dışı ... Gıda San.ve Tic.A.Ş'ye ait ayçiçeği çekirdekleri yüklü vagonda yük indirme işi yaparken yüksek gerilim hattına kapılarak vefat ettiği, davacı ...'ın müteveffanın eşi, diğer üç davacının da çocukları olduğu, davacıların olay sebebiyle Mahkememizin 2007/274 E. Sayılı dosyasında davalı ve dava dışı ... Gıda San.ve Tic.A.Ş'ye maddi tazminat davası açtıkları, yargılama sırasında tarafların kusur durumuna ilişkin keşif yapıldığı, bilirkişi raporları alındığı, alınan bilirkişi raporları ile 25.04.2007 tarihinde meydana gelen iş kazasında dava dışı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. 'nin % 60, davalı ... Genel Müdürlüğünün % 20 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise olayda % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan 09.02.2015 tarihli hesap raporuyla davacı ...'ün 199.763,68 TL, ...'ın 16.047,84 TL, ...'ın 25.409,45 TL, ...'ın 23.267,15 TL maddi tazminat alacaklarının olduğunun tespit edildiği halde davacılar vekilinin 18.08.2010 tarihli hesap raporu doğrultusunda maddi tazminat alacaklarını 09.02.2012 tarihinde ... için 88.143,29 TL, ... içimn 12,192,52 TL, ... için 16.041,32 TL ve ... için 15.963,30 TL'ye artırdığı anlaşılmakla iş bu ek davada bakiye alacağı dava konusu ettikleri, Mahkemece önceki davada verilen 26.05.2015 tarihli hükmün Yargıtay tarafından işbu dosyanın davacıları yönünden sadece manevi tazminat açısından karar verilmek üzere Mahkemeye gönderildiği, davacıların maddi tazminata yönelik talepleri yönünden kusur tespitinin ve maddi tazminat hususlarının bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, anlaşılmakla 09.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacıların her biri için tespit edilen maddi tazminat miktarından mahkememizce önceki davada karar verilen miktarlar düşüldükten sonra bakiye kısım yönünden davacıların davasının tam kabulüne dair karar verildiği, davalı tarafça her ne kadar davanın tek başına kendilerine açılamayacağını ileri sürse de olayda kusuru bulananlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, olayda kusuru bulunanların iç ilişkide önem arz ettiği, olayda davalı ve dava dışı ... Gıda San.ve Tic. A.Ş'nin zincirleme olarak sorumlu olduğu, zincirleme sorumlu olunan durumlarda sorumluların müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları dikkate alındığında davalının bu hususa yönelik itirazının yerinde olmadığı belirtilerek davanın tam kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili dilekçesinde özetle; taraf sıfatına itiraz ettiklerini davanın ... Taşımacılık A.Ş.'ye yönlendirilmesi gerektiğini, müteselsilen sorumlu diğer kusurluların davada bulunmamasının usule aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; olayda kusuru bulananlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, olayda kusuru bulunanların iç ilişkide önem arz ettiği, olayda davalı ve dava dışı ... Gıda San.ve Tic.A.Ş''nin zincirleme olarak sorumlu olduğu, zincirleme sorumlu olunan durumlarda sorumluların müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları dikkate alındığında davalının bu hususa yönelik itirazının yerinde olmadığı, kısmi davanın Yargıtay denetiminden geçtiği anlaşılmakla husumet itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır." gerekçeleriyle "davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 ve 355 inci maddeleri gereğince esastan reddine" dair karar verildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili dilekçesinde özetle; Husumet itirazının dikkate alınmadığını, davanın 6461 sayılı Kanun gereğince ... Taşımacılık A.Ş.'ne gönderilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında daha önce görülen 2007/274 Esas sayılı davada maddi tazminatın kesin hükme bağlandığından bu davanın reddi gerektiğini, 09.02.2015 tarihli hesap raporunun hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, iş kazaları neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, "dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde asıl dava bakımından 818 sayılı Borçlar Kanunun 332 ve 98.maddeleri ile giderek aynı kanunun 41,42,43,44,45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 ve 420 nci maddesi hükümleri, Birleşen dosya bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddelei delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13,16,19,20 ve 21 inci maddeleri, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir.

A) Davalı vekilinin davacılar ..., ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli kararıyla davacı ... lehine 7.303,95 TL, ... lehine 9.368,13 TL, ... 3.855,32 TL maddi tazminata hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.20 tarihli kararıyla davalı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hüküm altına alınan tazminatların her birinin birbirlerinden ayrı birer dava olduğu da gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 72.070,00 TL’lik kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiştir.

B) Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olmasına ve davalı taraf vekilinin temyiz itirazlarının İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçelerinde karşılanmış olması da dikkate alınarak davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı vekilinin davacılar ..., ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2. Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

3. Aşağıda dökümü yapılan harcın davalıdan tahsiline,

4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.