Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat Seyit Yılmazer geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Axxonsoft ile birlikte 01.08.2014 tarihinde, TBMM tarafından açılan Kameralı Güvenlik Sistemi İhalesi'nde, TBMM yerleşkesi içerisinde ve çevresindeki güvenlik ihlallerini algılayacak, değerlendirecek, görüntüleyecek ve kaydedecek bir güvenlik sisteminin birbiriyle uyumlu çalışacak şekilde donanım ve yazılım temini ve tesisi işini üstlenmek üzere teklif sunma kararı aldıklarını, TBMM tarafından ihaleyi alacak firmaların Türkiye'de yerleşik olması ya da Türkiye'deki distribütörü veya temsilcisi olması gerekliliğinin ileri sürüldüğünü, müvekkili şirketin mezkur ihale kapsamındaki yazılım hizmetleri için (Axxonsoft yönlendirmesi ile) Türkiye'deki distribütörü olan diğer davalı Mevision Görüntü Güvenlik ve Yazılım Teknolojileri San. Dış Tic. Ltd. Şti ile sözleşme imzaladığını, bu sözleşmeye göre, bu güvenlik kamera donanım ve yazılımı işinde Axxonsoft adına Mevision'un, sözleşmede ve ihale teknik şartnamesinde belirtilen özelliklerdeki ayarların, düzenlemelerin, kontrollerin yapılması, sistemin devreye alınarak faal ve çalışır hale getirilmesi, sistemin kabul edeceği ve şartnamede belirtilen entegrasyonları yapacak şekilde yazılımsal tüm özelliklerin gerçekleştirilmesi ve lisansların yeterli sayıda teminini, müvekkili şirketin ise ödeme planına göre belirtilen ödemeleri zamanında yapmayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin, TBMM'nin davet usulüyle açtığı ihale öncesinde, davalılardan şartnameye uyduklarına dair onaylarını ve taahhütlerini aldığını ve sonrasında teklif veren her gurubun yazılımını tanıtması amacıyla TBMM de yapılan demo toplantısına Axxonsoft Rusya ekibinden gönderilen uzmanlar ile birlikte katıldığını ve tanıtılan donanım ile yazılımların, performans testini başarıyla geçtiğini, sözleşmeden sonra sistemin kurulmasına ve devreye alma işlemlerine başlandığını, ancak bu işlemler devam ederken birtakım teknik sıkıntılar ortaya çıktığını ve 27.02.2015 tarihinde TBMM Kameralı Güvenlik Sistemi İhalesi kapsamındaki Denetim Komisyonunun bir tutanakla eksiklikleri müvekkili firmaya bildirdiğini, davalı ile akdedilen sözleşmenin 3/c maddesinde yer alan "... Lisansların yeterli sayıda temini Tedarikçi'ye (Mevision) aittir." hükmü uyarınca ve İhale Şartnamesi gereği işin kabulünde lisansların da teslim edilmesi gerektiğini, TBMM Bilgi İşlem personeli tarafından yapılan inceleme sonucu ise lisansların geçici süreli olduğunun tespit edildiğini, müvekkili firmanın, tüm bu nedenlerle idareye karşı sorumluluklarının bilincinde olarak, işini gereği gibi yerine getirebilmek amacıyla ve davalı firmaların işi sürüncemede bırakacağına kanaat getirince, taahhütlerini yerine getiremeyen Axxonsoft yazılım firmasının ürünlerini değiştirmek zorunda kaldığını ve bu durumu 11.05.2015 tarihinde TBMM Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'na bir dilekçeyle bildirdiğini, bunun sonucu olarak, Axxon markasının yerine kamera kayıt yazılımı sektöründe dünyaca kabul gören Milestone markasının corporate seviyesindeki lisans paketinin, müvekkil firma tarafından kullanılmak üzere satın alındığını ve işin tesliminin 20.02.2015 tarihinde yapılması gerekirken davalıların sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle 26.05.2015 tarihinde yapılabildiğini, müvekkilinin yeni yazılım için ödemek durumunda kaldığı 173.101,33 €'nun ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesindeki faizi ile birlikte davalılardan tahsili gerektiğini, işin tesliminin gecikmesi sebebiyle TBMM tarafından kesilen gecikme cezası hakkında, müvekkilinin, TBMM ile aralarındaki ihale sözleşmesi gereği 110 gün olan teslim süresini, sistemin kurulumu ve devreye alınması sırasında meydana gelen yazılımdan kaynaklanan teknik arıza ve eksiklikler sebebiyle TBMM onayıyla 20 gün için uzatmak durumunda kaldığını, kur farkından kaynaklanan ilave munzam zarar niteliğindeki 208.372,38 USD zararının mahkemece tespiti ile şimdilik 1.000 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesindeki faizi ile birlikte davalılardan tahsili gerektiğini, müvekkilinin hem idare karşısında hem de tüm teknoloji ve bilişim piyasasında prestijinin sıfırlandığını ve çok büyük bir imaj kaybına sebep olduğunu, müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle, manevi zarar olarak 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı Axxonsoft vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı müvekkilinin 25.09.2012 tarihinde kurularak bizzat Türkiye'de yerleşik bir tüzel kişilik haline gelmesi ve ortaklarının da ana yabancı şirket olması sebebiyle, Rusya ve diğer ülkelerdeki Axxonsoft firmalarının Türkiye’deki ticari işlerinin bizzat davalı müvekkili tarafından yürütüldüğünü, davacı tarafın iddiası olduğu üzere müvekkili Axxonsoft firmasının Türkiye’de herhangi bir distribütörü, tek yetkili satıcısı veya benzeri nitelikte bir çalışma ortağı bulunmadığını, müvekkili firmanın bir yazılım geliştirme firması olarak, kendisinden sipariş talebinde bulunan ve ödemesini yapan firmalara yazılımlarını tedarik ettiğini ve kurulum işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin kendisine iletilen talep üzerine 01.10.2014 tarihinde bir teklif formu hazırlayarak diğer davalı firmaya gönderdiğini, müvekkilinden teklifi alan firmanın diğer davalı Mevision firması olduğunu ve teklif formunun bu firmaya hitaben hazırlandığını, dolayısıyla davacı taraf ile müvekkilinin herhangi bir akdi ilişkisi bulunmadığını, Mevision’ın ürünleri satarken müvekkili adına hareket etmediğini, kendi adına hareket ettiğini, ne Mevision şirketinin ne de davacının alınan bu teklif sonrasında müvekkili firmaya herhangi bir ödeme de yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Mevison Görüntü Güvenlik ve Yazılım Teknolojileri San. Dış Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Mahkemece, talebin davacı ile davalı Mevision Görüntü Güv. Yazl. Tekn. San. Dış Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve TBMM tarafından yapılan Kameralı Güvenlik Sistemi İhalesine katılım amaçlı sözleşme nedeniyle sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi, teslimde gecikme nedeniyle uygulanan gecikme cezası ve kur farkı ile, süresinde tahsil edilemeyen hakediş alacaklarından dolayı yapılmak zorunda kalınan kredi yapılandırması sebebiyle uğranılan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının TBMM tarafından açılan Kameralı Güvenlik Sistemi İhalesine katıldığı ve bu ihalede Rusya menşeli yazılım firması olan Axxonsoft'un yazılımını kullanarak ve yazılımın testi için de 1 numaralı davalı Axxonsoft'a ait demo yazılım versiyonunu 2 numaralı davalı Mevision'dan tedarik ederek testlere başladığı, bu noktada davacının davalılardan Mevision ile arasında mal alım sözleşmesi imzalandığı, keza sözleşmenin konusu olarak da; TBMM Bilgi İşlem Başkanlığı tarafından 2014/77646 ihale numarası ile 11/08/2014 tarihinde ihale ettiği, Kameralı Güvenlik Sistemi işine ait teknik şartnamede istenen özellikleri ve tüm şartları sağlayacak, kamera, kayıt yazılımı ve ekipmanlarının alımının yapılması olarak belirlendiği, davalı Axxonsoft'un yazılım geliştirme şirketi olduğu ve bu kapsamda kendisinden sipariş talebinde bulunan ve ödemesi yapan firmalara yazılımlarını tedarik ederek kurulum işlemlerini gerçekleştirdiği, bu kapsamda davalı Mevision Şirketinin de davalı Axxonsoft'tan belli aralıklarla yazılım satın alan şirketlerden biri olduğu, keza taraflar arasındaki yazışmalardan da davalı Axxonsoft'un davacı ile davalı Mevision arasındaki mal alım sözleşmesinin tarafı olmadığı, yine davalı Mevision'un davacı ile arasındaki mal alım sözleşmesinde, davalı Axxonsoft şirketi yanında yine dava dışı Axis Şirketine ait numunelerin satışı bakımından da davacı yana taahhüdde bulunduğu ve davacı tarafından bu şirkete husumet yöneltilmediği gibi Axxonsoft'a husumet yönletilmesinin de yerinde olmadığı, davacı ile Mevision arasındaki mal alım sözleşmesi kapsamında yazılımın taahhüt edilen şartları sağlamaması sebebiyle dava dışı Bilge Elektronik Güvenlik Bilgisayar Sistemleri İnş. Tic. Ltd. Şti'nden 30/06/2015 tarihli ve 064947 sayılı fatura ile KDV dahil 529.762,98 TL (fatura tarihi itibariyle 2,9875 TL kur üzerinden 177.326,52 Euro) bedelle Milostone marka yazılım satın alınıp, değiştirilmek zorunda kalındığı ve Kuveytürk Katılım Bankasına ait dekont ile de sabit olduğu üzere, anılan firmaya 29/06/2015 tarihinde 173.101,33 Euro ödeme yapıldığı, diğer yandan ihale sözleşmesi ile 110 gün olarak belirlenen teslim süresinin yazılımdan kaynaklanan eksiklikler ve teknik arızalar sebebiyle 20 gün uzadığı ve işin kesin kabulünün uzatılan sürede de giderilememesi sonucunda ancak 26/05/2015 tarihinde işin tesliminin yapılabildiği, buna göre de ihale makamı tarafından hakedişlerden gecikilen süre için 34.553,00 TL kesinti yapıldığı, davacı tarafın ayrıca kurun değişmesi sebebiyle kur farkından kaynaklanan zararı bakımından da ihale makamına fatura edilen KDV dahil tutar 7.703.073,00 TL'nin, teslimin süresinde yapılması halinde 20/02/2015 tarihi itibariyle 2,4462 TL kur üzerinden 3.148.995,58 USD olacağı ve gecikme sonucuda 26/05/2015 tarihi itibariyle 2,6110 TL kur üzerinden 2.950.238,61 USD olması karşısında kur farkından kaynaklanan zarar miktarının 198.756,98 USD olduğu, davacı tarafın ilave finans maliyet zararı iddiası bakımından yazılım dışındaki donanımlarla ilgili olarak şirketin dış kaynak (banka kredisi) kullandığı ileri sürülerek oluşan faiz yükünün zarar olarak tahsili talep edilmiş olmakla birlikte, banka kredisinin dava konusu taahhütlerin tedariki amacıyla alındığı yönünde davacı tarafça somut bir delil sunulmadığı, bu munzam zarar talebine yönelik talebin reddi gerektiği, bu suretle dava Axxonsoft yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi ile, diğer davalı Mevision yönünden kısmen kabulüne keza sözleşmeye aykırılık halinin tek başına manevi tazminat tayini gerektirir nitelik taşımayıp, manevi tazminat bakımından ön görülen yasal koşullar mevcut olmadığından yerinde görülmeyen manevi tazminat talebinin de reddi gerektiği" gerekçesi ile davanın, davalı Axxonsoft Yazl. San ve Tic. Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın diğer davalı Mevision Görüntü Güv. Yazl. Tekn. San. Dış Tic. Ltd. Şti yönünden kısmen kabulü ile, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden doğan 173.101,33 Euro, gecikme cezası uygulanmak suretiyle yapılan kesintiden doğan 35.553,00 TL ve kur farkından doğan şimdilik 1.000,00 USD’nin dava tarihinden itibaren ve yabancı para alacaklarına 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca ve TL alacağına da aynı tarihten itibaren değişebilir oranda avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının kur farkından kaynaklanan alacak talebi bakımından fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiş
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile dava konusu talepleri yönünden her iki davalının da sorumlu olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olmasına rağmen mahkemece gerekçe belirtilmeksizin raporun aksi yönde karar tesis edildiğini, alınan bilirkişi heyet raporunda özetle; müvekkilinin TBMM tarafından açılan Kameralı Güvenlik Sistemleri ihalesinde davalı Axxonsoft'a ait yazılımı davalı Mevision'dan tedarik ederek testlere başladığı, ilerleyen aşamalarda çıkan sorunlardan dolayı destek alamadığı; bütün sistemin yazılım üzerine kurgulandığından müvekkilin programın asıl sahibinden ve aynı zamanda çözüm ortağından destek alması gerektiği, davalı Axxonsoft'un resmi web sitesi üzerinden yapılan incelemede davalı Mevision'ın Türkiye distribütörü olduğunun görüldüğünü, dosya içeriğindeki yazışmalardan her iki davalının da projede aktif olarak var oldukları ve beraber çalıştıklarını, her iki davalı firma arasında tedarikçi ilişkisi olduğunu ve TBMM projesinden her iki davalının da haberi olduğunu, nitekim Türkiye distribütörü var iken müvekkilinin direkt Axxonsoft'tan ürünü tedarik etmesinin sektörde etik olmadığını ve haksız rekabet teşkil edeceğini, üründe çıkan problemler sebebiyle her iki davalının da müvekkiline ürünün sahibi olarak destek vermek zorunda olduğunu, sektörde de uygulama olarak müvekkilinin zararından her iki davalının sorumlu olduğunu, ihale konusu ürünler bakımından teknik olarak üstün ve profesyonel tarafın davalılar olduğunu, bu konu ile müvekkilinin davalı Mevision ile çözüm ortaklığı konusunda anlaşması olduğu dolayısıyla programın sahibi olan davalı Axxonsoft ile de anlaşması olduğunu, projedeki spesifik sorunların davalılar tarafından çözülmesi gerektiğini, müvekkilinin davalılardan projede gerekli teknik desteği alamaması sebebiyle ihale şartnamesi gereği taahhütlerini yerine getiremediğini ve başka bir lisans paketi kullanmak zorunda kaldığını, dava konusu uyuşmazlığın ana sebebinin proje konusu ürünlerin demo olması değil davalıların müvekkiline gerekli teknik desteği sağlamaması olduğunu ve sistemin çalışmamasının yazılımdan kaynaklandığını, bu sorunun çözümünde her iki davalının sorumlu olduğunun tespiti ile müvekkilin dava konusu zararlarından her iki davalının da sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, söz konusu rapor incelendiğinde bilirkişilerce yapılan incelemenin teknik inceleme olduğu ve yapılan tespitlerin "yazılım" alanında sorumluluğun özellikle sektördeki uygulamalar yönünden kime ait olduğuna dair yapıldığını, mahkemece teknik bilgi ile tanzim edilen ve teknik konularda tespitler içeren bilirkişi heyet raporu başkaca bir rapor alınmak suretiyle çürütülmeksizin rapor aleyhine hüküm tesis edildiğini ve gerekçesinin bildirilmediğini, davalı Axxonsoft dava konusu hizmetlerin sunulması aşamasına bizzat iştirak etmiş olup, yine ürün sahibi olarak müvekkiline destek vermekle yükümlü olduğunu, bu halde dava konusu taleplerden sorumlu tutulması gerekirken husumet yokluğu nedeniyle red kararınını hatalı olduğunu, davalılarca hem sistemin devreye girmesine çözüm bulunmadığını, hem de kalıcı lisansların teslim edilemediğini, sözleşmeye aykırı bu davranış sebebiyle işin tesliminin geciktiğini, davalı Axxonsoft firmasının dava konusu taleplerine konu işin görülmesine en başından sonuna kadar dahil olduğunu ve hizmetin ifasına iştirak ettiğini ancak ayıplı ve eksik ifa sunduğunu, bilirkişi raporunda da davalı Axxonsoft'un hizmetin ifasına aktif olarak katıldığına yönelik olarak; raporun 6. Sayfası ve devamında davalı Axxonsoft cevap dilekçesi içeriğinde davalının müvekkili ile çalışma yaptığını gösterir beyanlarına yer verildiğini, davalı Axxonsoft resmi web sitesinde diğer davalı Mevision'ın Türkiye distribütörü olarak belirtildiğini, dosya içeriğinde bulunan taraflar arasındaki birçok yazışmadan her iki davalının projede aktif olarak var olduğu ve projede beraber çalıştığı tespit edilerek mail yazışmaları sunulduğunu, her iki davalı arasında tedarikçi/satıcı ilişkisi olduğu ve TBMM projesinden her iki davalının da haberi olduğunun tespit edildiğini, davalıların ürünün "sahipleri" olarak sadece satıcı konumunda olan müvekkile destek vermek zorunda olduklarının tespit edildiğini, bu kapsamda, mahkeme kararında davalı Axxonsoft yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de davalının gerek gerekçeli kararda da belirtildiği üzere yazılım sahibi yani ürün sahibi sıfatıyla gerekse de hizmetin ifasına aktif katılımı nedeniyle müvekkilinin zararından sorumlu olduğunun açık olup aksi yönde gerekçesiz olarak tesis edilen kararın hatalı olduğunu, üretici ve ithalatçının ayıplı ifadan müteselsilen sorumlu olup üreticinin sorumluluğunun Avrupa Birliği Hukuku'nda 1985/374 sayılı Ürün Sorumluluğu Hakkında AB Direktifi md 3/2 hükmünün"Üreticinin sorumluluğuna dokunulmamak üzere, ticari faaliyeti çerçevesinde satış, kiralama, leasing amacıyla veya başka bir sürüm tarzıyla ürünü topluluğa ithal eden herkes bu direktif anlamında üretici sayılır ve üretici gibi sorumlu olur" şeklinde olduğunu, Md 3/3 ise "Üreticinin kim olduğu belirlenemezse ürünün sağlayıcısı olan herkes zarar görene uygun süre içinde ürünün üreticisinin veya ürünü kendisine sağlayan kişinin kim olduğunu bildirmediğinde o ürünün üreticisi kabul edilir. İthal edilen ürünlerde de üreticinin kim olduğu belirlenemiyorsa aynı çözüm geçerlidir." şeklinde düzenleme yer aldığını, söz konusu hükümleri tersten yorumlamak gerekirse; üretici/tedarikçi ilişkisinde ayıplı ifadan sorumluluğun esas olarak üreticiye (huzurdaki davada Axxonsoft'a) ait olup tedarikçinin sorumluluğunun tali sorumluluk olduğunu, en nihayetinde tarafların sunulan ayıplı hizmetten dolayı alıcıya (huzurdaki davada müvekkile) karşı müteselsilen sorumlu olduklarını, üreticinin yani davalı Axxonsoft'un dava konusu taleplerden sorumlu olmamasının tek şartının müvekkili ile aralarında akdedilecek bir "sorumsuzluk" sözleşmesinin varlığına bağlı olabileceğini, ancak bu yönde bir sözleşme olsa dahi 6098 sk 221 hükmü uyarınca geçersizlik yaptırımıyla karşı karşıya kalacak olup, davalı Axxonsoft'un her hal ve şartta dava konusu taleplerden sorumlu tutulması gerektiğini, dosyada, davalıların eksik ve ayıplı ifaları nedeniyle uğranılan manevi zararların tazmini talep edildiğini ancak mezkur taleplerinin mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, dava konusu taleplerine konu ihalenin TBMM'den yüklenilmiş olup, kamunun kaynakları kullanılarak yapılan bir iş söz konusu olduğunu, ancak davalıların edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin kamu önünde itibarının zedelendiğini ve hem idare karşısında hem de tüm teknoloji ve bilişim piyasasında prestijinin sıfırlandığını, müvekkilinin çok büyük bir imaj kaybına uğradığını, idareden bir daha ihale alamaz hale geldiğini, ancak söz konusu hususların mahkemece irdelemeksizin doğrudan manevi tazminat talebinin reddine karar verildiğini, eksik incelemeye dayalı tesis edilen hükmün hatalı olduğunu belirterek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Davacı her ne kadar söz konusu ihaleye davalı Axxonsoft ile birlikte teklif sunma kararı aldıklarını belirtmiş ise de, bunu ispatlayamamıştır. İncelenen ihale belgelerinde bu davalının ismi geçmemektedir. Yine davacı davalı Axxonsoft ile imzalanmış bir sözleşme dosyaya sunmamıştır. Dosyaya sunulan mal alım sözleşmesi davacı ile davalı Mevision arasında imzalanmış olup, anılan sözleşmeye göre tedarikçi Mevision Şirketi ekli listede bulunan dava dışı Axis markalı ve davalı Axxonsoft firmasına ait Axxon markalı ürünleri ve yazılım lisanslarını tedarik etmeyi ve kamera ayarlarının yapılması, yazılım ayarlarının, düzenlemelerinin ve kontrollerinin yapılması, sistemin devreye alınarak faal ve çalışır hale getirilmesini, idarenin (TBMM) ve şirketin (davacı) sorumlulara kullanıcı ve bakım, onarım eğitimi vermeyi üstlenmiştir. İlgili sözleşmenin tarafı davalı Axxonsoft olmadığı gibi bu davalı tarafça söz konusu ürünlerin ve yazılımlarının teslimi konusunda bir yükümlülük üstlenildiği davacı tarafça ispatlanamamıştır. Davacı iddiasına göre Axxonsoft firmasının yazılımını yaptığı ürünlerin demosu ile ihale makamına sunum yapılmış olup, kabul üzerine ihale davacı tarafça alınmış ve bunun üzerine diğer davalı ile dosyaya sunulan mal ve hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmede davalı tedarikçinin üstlendiği edimler sadece Axxonsoft firmasına ait ürünler olmayıp başka firma ürünlerinin de temini üstlenilmiştir. Sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince sözleşmesel edimlerin yerine getirilmemesinden ayrıca bir taahhütte bulunulmamış ise sözleşmenin tarafları sorumlu olup, davacı davalı Axxonsoft'un ürünlerin ve yazılımların temini konusunda ayrıca taahhüdü bulunduğunu ispatlayamamıştır. Davaya konu sistemin devreye alınamaması ve çalışmamasının sebebi yazılım lisanslarının gecici olması yani demo olmasından kaynaklanmış olup, davacı da yazılım lisanslarını değiştirerek başka bir firmadan temini yoluna gitmiştir. Davacı, Axxonsoft firmasının yazılımların tüm lisanslarının teminini taahhüt ettiğini ispatlayamadığı gibi, bunların diğer davalı tarafından teminini de garanti ettiğini ispatlayamamıştır. Davaya konu ayı, lisansların demo lisans olmasından kaynaklanmış olup, lisansların temini yükümlülüğünü davalı Mevision şirketi üstlenmiştir. Bu nedenle davacının davalı Axxonsoft firmasının da sözleşmeden kaynaklı olarak sorumlu olduğuna ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
Diğer davalıya karşı davacının açtığı dava kısmen kabul edilmiş olup, davacının yazılım değişimi nedeniyle fazladan yaptıkları ödemeye, TBMM tarafından gecikme nedeniyle uygulanan gecikme cezasına, kur farkı alacakları taleplerine ilişkin davası kabul edilmiş olup, sadece kredi yapılandırması nedeniyle uğradıklarını ileri sürdüğü zarara ilişkin talebi reddedilmiştir. Buna ilişkin banka döküman ve kayıtları getirtilmiş olup, bu zararın tespiti için davacı ticari defterlerinin incelenmesine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece de ilave finans maliyet zararı iddiası bakımından yazılım dışındaki donanımlarla ilgili olarak şirketin dış kaynak (banka kredisi) kullandığı ileri sürülerek oluşan faiz yükünün zarar olarak tahsili talep edilmiş olmakla birlikte, banka kredisinin dava konusu taahhütlerin tedariki amacıyla alındığı yönünde davacı tarafça somut bir delil sunulmadığı gerekçesi ile bu talep reddedilmiş olup, davacı tarafça bankadan kullanılan kredinin salt davalı Mevision tarafından taahhüt edilen işlerin finansmanı için kullanıldığı, bu davalının taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle kredinin yapılandırılmak zorunda kalındığı bu nedenle zarara uğranıldığı ispatlanamamıştır. Davacının bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir.
Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda manevi tazminata hükmedilmesi için sadece sözleşmeye aykırı davranılması yeterli olmayıp bu tutum ve davranışların aynı zamanda diğer tarafın kişilik haklarına saldırı şeklinde de gerçekleşmesi gerekir.
Davacı gecikmeli de olsa ihale ile üstleniği işi tamamlamış olup salt gecikme nedeniyle bir kısım zararlarının oluşması manevi olarak zarara uğradığını ispata yeterli değildir. Davacı davalının eylemleri nedeniyle ticari itibar kaybına uğradığını, kişilik haklarının zedelendiğini ispatlayamamıştır. Bu nedenle şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine ilişkin mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup davacının buna dair istinaf sebebi yerinde değildir" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Axxonsoft'un, ayıplı yazılım üreticisi olması sebebiyle müvekkili Şirket nezdinde söz konusu ayıplı yazılımın yarattığı her türlü zarardan üretici sıfatıyla sorumlu olacağını, Axxonsoft'un sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle husumetten ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mevision'un Axxonsoft Şirketinin Türkiye distribütörlerinden olduğunu, bu kapsamda bu ilişki sebebiyle de Axxonsoftun sorumluluğunun mevcut olduğunu, dosya kapsamında tesis edilen raporda da Axxonsoftun sorumlu olduğunun tespit edildiğini, dosyada mübrez e-mail yazışmalarında da Mevision ile yapılan sözleşme sonucu Axxonsoft'un yazılımların ihale şartlarına uygun olduğu yönünde açık bir taahhütünün olduğunu ve yazılımdaki ayıpların Axxonsoft'un da kabulünde olduğunu,davalıların müvekkili Şirket nezdinde meydana gelen zararlardan birlikte sorumlu olduklarını, bu nedenlerle davanın davalı Axxonsoft yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi yönündeki kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı ile davalı Mevision Görüntü Güv. Yazl. Tekn. San. Dış Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve TBMM tarafından yapılan Kameralı Güvenlik Sistemi İhalesine katılım amaçlı sözleşme nedeniyle sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi, teslimde gecikme, kur farkı ve süresinde tahsil edilemeyen hakediş alacaklarından dolayı uğranılan menfi ve müspet zarar ile manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından yararına vekalet ücreti taktirine yer
olmadığına,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.