T U T U K L U
HÜKÜMLER: Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/443 Esas, 2019/242 Karar sayılı kararı ile Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/122 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/122 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2019/122 Esas, 2021/277 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar ..., ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve sanık ... yönünden ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 20 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
b. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis ve 99.990,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/2611 Esas, 2021/2574 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., ... ve ... yönünden ayrıca re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya uygun olmaları nedeniyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca daha fazla indirim uygulanması gerektiğine,
3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, sanığın eyleminin kabule göre ancak yardım eden sınırlarında kalacağına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
İlişkindir.
C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Uyuşturucunun yüklendiği yerin ve sanıkların takip ettikleri yol güzergahının tespiti açısından keşif yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
İlişkindir.
D. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Tefrikli sanık ...'ın dinlenmesinden vazgeçilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın eyleminin kabul anlamına gelmemekle beraber yardım eden veya suça teşebbüs sınırlarında kalacağına,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
4. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanıklar Vahit ve ...'ın uyuşturucu nakli amacıyla Bodrum'dan Didim'e 41 PC 069 plakalı kırmızı renk clio marka araç ile yola çıktıkları, sanık ...'ın sanık ...'i Didim'in yaklaşık 16-17 km ilerisinde olan Söke-Bodrum-Didim yolu kavşağında indirdiği, sanık ...'in sanık ...'i kavşaktan alarak Didim'e götürdüğü, bu esnada da sanık ...'ın uyuşturucu maddenin yüklendiği Akköy istikametine gittiği, daha sonra sanıklar ... ve sanık ...'in uyuşturucu maddenin naklinde kullanılacak aracı kiraladıkları, saat 13: 32 civarında araca yakıt aldıkları, daha sonra 13: 38'de ...'in kullanımında olan araç ile sanık ...'in kullanımında olan 09 YS 619 plaka sayılı Vito Marka
uyuşturucu yüklenmesinde kullanılan aracın uyuşturucu maddenin yüklendiği Akköy istikametine doğru önlü arkalı çıktıkları, sanıkların izledikleri güzergahları ve uyuşturucu maddenin yüklendiği yeri gösterir haritanın dosya içerisinde yer aldığı, kamera ve PTS kayıtları uyarınca 34 GJ 1259 plakalı Wolksvagen plakalı aracın, 09 YS 619 plaka sayılı Mercedes Vito Marka uyuşturucu yüklü aracın ve 41PC069 plakalı sanık ...'ın kullanımında olan aracın Didim Akbük istikametinden girerek şehir merkezinde arkalı önlü şekilde ilerledikleri ve Mavişehir otogarına kadar gittikleri, bu kısımda sanık ...'in diğer sanıkların yanından ayrıldığı, kamera kayıtlarına göre sanıklar Vahit ve ...'ın 09 YS 619 plaka sayılı Mercedes Vito marka araca bindikleri, bu aşamadan sonra araca otogarda buluştukları sanık ...'ın kendilerine öncülük ettiği sonrasında 09 YS 619 plaka sayılı Vito Marka siyah renkli aracın kolluk kuvvetleri tarafından takip edilerek durdurulduğu, kolluk görevlilerinin diğer sanıklar ile beraber hareket eden sanık ...'ı farketmedikleri, yakalama sırasında sanık ...'ın olay yerinden kaçtığı ve araçta yapılan aramada 208 kg skank denilen THC ihtiva eden hint keneviri bitkisi parçalarının ele geçirildiği olayda; PTS kayıtları, BTK kayıtları, kamera görüntülerinin dökümü dikkate alındığında sanıkların birlikte hareket ettiklerinin görüldüğü, sanık ... ile sanık ...'ın arkalı önlü hareket ettikleri sırada dosyaya getirtilen BTK kaydına göre olay anında sürekli birbirleri ile irtibatta olduklarının anlaşıldığı, sanık ...'ın uyuşturucu yüklü 09 YS 619 plakalı aracın içerisinde uyuşturucudan yakalanan Vahit ile beraber kamera inceleme tutanağında görüntüleri bulunmasına rağmen görüntüleri oluşa aykırı bir şekilde inkar ettiği, diğer sanık ...'in kullandığı 34 GJ 1259 plakalı araç, kendisinin kullandığı 41 PC 069 plakalı araç, uyuşturucu yüklü Vahit'in kullandığı 09 YS 619 plakalı araçların çoğu zaman kolluk ani baskınından korunmak için arkalı önlü Didim'e girdikleri, Didim'de Mavişehir'e hareket ettikleri, çeşitli yerlerde park edip muhtemel suç safahatını konuşmak için yan yana geldikleri, kamera inceleme tutanağında net bir şekilde sanık ...'ın görüldüğü, sanığın BTK kayıtlarına göre ilk aşamada Didim merkeze girmediği, uyuşturucu ticareti yapma kapsamında uyuşturucu yüklü araca ... Reis ile beraber kendi aracıyla öncülük ettiği, aynı zamanda bir kısım da uyuşturucu yüklü aracı kullanan sanık ...'in yanındaki koltukta oturan kolluğun dur ihtarına uymayarak kaçan şahıs olduğunun da dosya kapsamından anlaşıldığı, sanık ...'in beyanında kolluk tarafından yakalandığı esnada yanındaki şahsın ... olduğunu beyan ettiği olayda; sanıklar ... Reis, Vahit ve ...'ın eylemin başlangıcında, Vahit, ... ve sanık ...'ın ise eylemin devamında iştirak halinde hareket ederek, öncü artçı şeklinde uyuşturucu madde naklederek üzerlerine atılı uyuşturucu ticareti suçunu işledikleri, ele geçen uyuşturucu madde miktarı, sanıkların suç kastının yoğunluğu dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşıldığı, sanık ...'in suç ortakları olan sanıklar ... ve ...'ın suçunun ortaya çıkmasında yardımcı olduğu anlaşıldığından sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapıldığına, eylemin
başlangıcında sanıklar ... Reis, ... ve sanık ...'in iştirak halinde öncü artçı şekilde ilerleyerek uyuşturucu maddeyi Didim Akköy'den Didim merkezine getirdikleri, devam eden aşamada sanıklar sanıklar ..., ... ve sanık ...'un iştirak halinde öncü artçı şekilde ilerleyerek uyuşturucu maddeyi naklettikleri anlaşıldığından sanıkların cezasında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapıldığına, Yargıtay kararlarında öncü araçtakinin eyleminin bizzat uyuşturucu maddeyi taşımakta olan artçı aracın eylemini tamamlar mahiyette olduğunun belirtilmesi karşısında sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinde düzenlenen faillik konumunda olduğu gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... yönünden tekerrüre esas alınan hükmün Yargıtayca bozulmuş olması nedeniyle ikinci kez tekerrüre esas alınamayacağına, sanıklar ..., ... ve ... yönünden ödenmeyen adli para cezalarının sanıklardan tahsil edileceğine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine ve sanık ... yönünden temel cezanın belirlenmesinde uygulanan teşdidin yetersiz kaldığı eleştirisi ile sanık hakkında uygulanan etkin pişmanlık hükümleri ile takdiri indirim nedenlerinin düzenlendiği uygulama maddelerinin hükümde gösterilmemesine ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanıklar ..., ... ve Vahit Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca uygulanan indirim miktarının belirlenmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve tüm dosya kapsamında eksik inceleme olmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna, tefrikli sanık ...'ın yakalamasının beklenmemesinde ve temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılabilmesi için müşterek faillerin "aynı yönde" hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda üç veya daha fazla sanığın iradelerinin birleşmesi gerektiği; somut olayda, sanık ...'in ayrıntılı ve istikrarlı beyanları nazara alındığında sanığın suça konu uyuşturucuyu teslim alacak kişi olduğu, gerekçenin (A) bendinde belirtilen diğer sanıkların eylemlerinin ise uyuşturucunun nakledilmesi olduğu, bu suretle sanık ile diğer sanıkların iradelerinin aynı amaç doğrultusunda birleşmediği ve aynı yönde hareket etmedikleri anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
2. Diğer sanıklar tarafından kendisine teslim edilecek olan suça konu uyuşturucunun teslim noktasına varmadan önce yapılan operasyon sonucu ele geçirilmesi nedeniyle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eylemi tamamlanmış kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
A. Sanıklar ..., ... ve Vahit Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/2611 Esas, 2021/2574 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkındaki tutuklamaya yönelik yakalama kararlarının kaldırılması taleplerinin REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/2611 Esas, 2021/2574 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.