Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde 22/12/2004 tarihinde işe başladığı elektrik teknisyenliği görevini işyerinin özelleşmesi sebebiyle işten ayrılmak zorunda kaldığı 2013 yılı son dönemine kadar sürdürdüğünü, işe başladıktan sonra ... sendikasına üye olduğunu ve bu üyelikten sonra günlük yevmiyesi 29,20 TL iken 25,42 TL'ye düştüğünü, bu durumun İş Kanunu’nun 5. maddesine ve 62. maddesine aykırılık teşkil ettiğini iddia ederek yevmiye kesintisinden kaynaklı fark ücret alacağı olmak üzere 5.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı tarafından iddia edildiği gibi yevmiyesinin düşürülmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ücret bordrolarında bu durumun sabit olduğunu, davacının gerek iş akdi devam ederken, gerekse de iş sözleşmesinin sona erdiği dönemde tüm belgeleri ihtirazı kayıt koymadan imzaladığını, ücretini kabul ettiğini, davacının iş sözleşmesinin sona erdiği dönemde kıdem tazminatı, diğer hak ve alacaklarının belirlenen bedeller üzerinden ödendiğini ve davacının bu bedellere herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan imzaladığını, davacı tarafça tüm alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçi, iş sözleşmesi ile belirlenen temel ücretinin toplu iş sözleşmesi ile düşürüldüğünü, bu durumun İş Kanunu’nun 5. maddesine ve 62. maddesine aykırılık teşkil ettiğini iddia ederek ücretinde yapılan kesinti nedeniyle oluşan fark alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren, davacının yevmiyesinin düşürülmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının iş sözleşmesinin devam ettiği ve sona erdiği dönemde tüm belgeleri ihtirazi kayıt koymadan imzalayarak ücretini kabul ettiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan 01/07/2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının yevmiye kesintisinden kaynaklı fark ücret talebine hak kazandığı açıklanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçi, 22/12/2004 tarihinde işe başlamış olup, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 6. maddesinde yevmiyesi 29,20 TL olarak belirlenmiş, 7. maddesinde ise fazla çalışmaların ücrete dahil olduğu açıklanmıştır.
İş sözleşmesinin 8. maddesinde ise işçinin sendikaya üye olması durumunda iş yerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmeleri ile öngörülen şartlar ve esaslar dahilinde hak ve menfaatlerden yararlanacağı belirtilmiştir.
İş ilişkisinin kurulduğu tarihte iş yerinde 01/03/2003-28/02/2005 tarihleri arasında yürürlükte kalan toplu iş sözleşmesi uygulanmaktadır. Toplu iş sözleşmesinde davacının konumunda çalışanlar için yevmiye 25,42 TL olarak belirlenmiştir.
Davacı işçi 28/02/2005 tarihinde sendika üyesi olmuş ve yevmiyesi 25,42 TL olarak uygulanmaya başlamış, bu arada toplu iş sözleşmesi ile getirilen diğer mali ve sosyal haklardan yararlanmıştır.
Bireysel iş sözleşmesinin 8. maddesinde taraflarca, işçinin ileride sendikaya üye olması halinde temel ücretin toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirleneceği açıkça kararlaştırılmıştır. Davacı işçinin iş sözleşmesini imzaladığı tarihte iş yerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinde ücret rakamı 25,42 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda davacı işçi bireysel iş sözleşmesini imzaladığı sırada, ileride sendika üyesi olması durumunda yevmiyesinin ne kadar olması gerektiğini bilmektedir ve buna göre üye olması halinde uygulanacak yevmiye de toplu iş sözleşmesi hükümleri ile aynı doğrultuda belirlenmiştir. Başka bir anlatımla taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde işe giriş yevmiyesi 29,20 TL olarak belirlenmiş olsa da, işçinin sendikaya üye olması durumunda 25,42 TL olacağı öngörülmüş durumdadır.
İş sözleşmesinin 8. maddesi hukuken geçerli olup değişiklik yapma yönünde saklı kayıt anlamındadır ve işçinin sendikaya üye olması ile taraflar arasında ücretten indirimi öngören bir sözleşme hükmü olarak sonuç doğurur. Bu durumda çalışma koşullarında işçi aleyhine değişiklik yapıldığı ve İş Kanunu’nun 22. maddesine aykırılık oluştuğundan söz edilemez.

Bireysel iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesi hükümleri arasında ücretin miktarı yönünden herhangi bir çatışma bulunmadığından, davacının işe girdiği ve sendikaya üye olduğu tarihlerde yürürlükte olan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 6/2. maddesine göre, hizmet akitlerinde yer alan işçi lehine hükümlerin uygulanacağı yönündeki kuralın da uygulama imkanı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı işçinin sendikaya üyeliğinin ardından uygulanmaya başlayan toplu iş sözleşmesi hükümleri ile iş sözleşmesinin ücrete dair kuralları arasında tam bir uyum bulunduğu ve davacı işçinin temel ücretinde eksilme olmadığı anlaşıldığından fark ücret talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.