Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında düzenlenen 09.05.2013 tarihli iddianame ile mala zarar verme suçundan dolayı dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiş;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ... ve kimlikleri tespit edilemeyen iki şahsın mağdur ...’un evinin penceresine 2-3 metre tahta dayamış olduklarını gören tanık Nihat’ın sanık ve suç arkadaşlarına müdahale etmesi üzerine sanığın tanığa “Bizi görmemişsin, tamam mı lan? şimdi burdan defol git” şeklinde bağırdığı, olay yerinden ayrılan tanığın polise haber verdiği, olay yerine gelen polisler tarafından mağdur ...’un evinin pencere camının kırıldığı, evin dağılmış vaziyette olduğunun tespit edildiği, olayda; yağma suçunun unsuru olan tehdit eylemini içermeyen sanığın eyleminin hırsızlığa teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasıflandırılmasında ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 13/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.