Esastan ret

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın yagılamanın yenilenmesini talep eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yagılamanın yenilenmesini talep eden vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekilleri Av. ... ve Av. ... ile karşı taraftan davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Yargılamanın iadesini talep eden ... vekili, Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2017/266 Esas, 2019/36 Karar sayılı kararında hükme esas alınan davalı ...’ın 05.05.2016 tarihli dilekçesinin gerçeği yansıtmadığını, kendisi tarafından verilip verilmediğinin belli olmadığını ve delil olarak kullanılamayacağına dair yapılan itirazın mahkemece dikkate alınmadığını, savcılığa suç duyurusunda bulunulması üzerine ...’ın mahkemeye böyle bir dilekçe vermediğini beyan ettiğinden mahkemece hükme esas alınan belgenin sahte olduğunun ortaya çıktığını belirterek HMK’nın 375/1-d, e, h bentleri gereğince yargılamanın iadesini talep etmiştir.

Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde; yargılamanın iadesi şatlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararıyla; 6100 sayılı HMK'nın 379 uncu maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda, davacı vekilince ileri sürülen sebeplerin yargılamanın iadesini gerektiren haller arasında olmadığı, ayrıca davalı ...’ın 05.05.2016 tarihli dilekçesinde belirttiği hususlar gerekçeli kararda bahsedilmişse de hükmün buna göre verilmediği gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Yargılamanın iadesini talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın gerekçesinin ...'ın 05.05.2016 tarihli dilekçesindeki beyanlarına dayandığını, davalı ... tarafından ... hakkında Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet dilekçesi verildiğini, soruşturma sırasında şüpheli ... tarafından mahkemeye herhangi bir dilekçesinin sunulmamış olduğunun ikrar edildiğini, Mahkemece hükme esas alınan yazılı belgenin sahte olduğunu, bizzat imzaladığı iddia edilen ...'ın kendisi tarafından beyan edilmiş olduğundan HMK’nın 375/1-d uyarınca yargılamanın iadesi sebebinin mevcut olduğunu, ...’ın yargılama sırasında tanık olarak değerlendirilmemesi gerekirken bir tanık gibi beyanlarının hükme esas alınması nedeniyle 375/1-e bendinde yer alan şartların oluştuğunu, ayrıca söz konusu belge davacı tarafından dosyaya sunulmuş olup, hileli davranış bizzat davacının elinden sadır olduğundan 375/1-h bendinde yer alan yargılamanın iadesi sebebinin de somut uyuşmazlıkta yer aldığını, verilen karar nedeniyle 5.000,000 TL tutarında zarara uğrayan davalı adına yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararında; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Yasa'ya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargılamanın iadesini talep eden vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.

Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6100 sayılı Kanun’un “Yargılamanın İadesi Sebepleri” başlıklı 375 inci maddesi.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup yargılamanın iadesini talep eden vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin yargılamanın iadesini talep eden ...’den alınarak karşı taraf ...’ye verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.