Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Av. ...’ın sanıklar ... ve ... hakkında atılı suçlardan verilen beraat kararlarını vekalet ücreti ödenmemesi yönünden temyiz ettiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.12.2014 tarihli yazısı ile dosyanın iade edilmesinden sonra karar tarihinden sonra düzenlenmiş 05.03.2015 tarihli vekaletnameyi sunduğunun anlaşılması karşısında; Av. ...’ın vekalet ücretine hak kazanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II) Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat, sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından, sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Av. ...’ün sanık ... hakkında atılı suçlardan verilen beraat kararlarını, vekalet ücreti ödenmemesi yönünden temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...’ün adli sicil kaydında bulunan ve daha ağır cezayı içeren İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2002 tarih ve 1358-1152 sayılı 7 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin kararının tekerrüre esas alınması gerekirken, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/11/2009 tarih ve2008/102 E, 2009/217 K. sayılı kararının mükerrirliğe esas alınması ve tekerrüre esas alınan kararda da uyuşturucu madde ticareti suçundan hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmüş olduğu halde sadece hapis cezasının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Müşteki ...’ın 18/07/2011 tarihli dilekçe ile katılma talebinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, CMK'nın 243.maddesi uyarınca hükümsüz kalan katılma kararının mahkeme tarafından kaldırılması ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi uyarınca ancak kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyet kararı verilmiş ise vekil lehine vekalet ücretine karar verilebileceği gözetilmeden sanıklar ... ve ... aleyhine müşteki lehine vekalet ücretine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.320 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık ...’e verilmesine ve katılan adına vekalet ücreti verilmesine ilişkin bölümün hükümden çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile sanık hakkında CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Suçtan doğan zararın ödenmemesi” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.