Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 12.06.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin tasarlayarak öldürme, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarından 02.08.2013 tarihinde tutuklandığını, 26.09.2013 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiğini belirterek; haksız tutuklama nedeni ile 40.000 TL maddi ve 50.000 manevi tazminatın göz altı/tutuklama olan 02.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 23.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir."

3.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/180 Esas 2020/62 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2020/945 Esas 2020/711 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat miktarının asgari ücrete göre hesaplama yapılmasının ve davacının elde etmesi muhtemel gelirlerine ilişkin maddi zararının maddi tazminata dahil edilmemesinin hatalı ve hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı (sanık) hakkında tasarlayarak öldürme suçundan dolayı 02.08.2013 tarihinde tutuklandığı, 26.09.2013 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama neticesinde Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarih ve 2013/273-2019/68 sayılı kararıyla davacı (sanık) hakkında müsnet suçtan beraatine karar verildiği, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde davaya konu koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasını mahkememizde açtığı söz konusu kararın istinaf edilmeden 08.03.2019 tarihinde kesinleştiği, Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinin 06.08.2013 Tarih ve 2013/273 Esas sayılı tutuklama kararları ile tasarlayarak öldürme ve aynı tarih ve aynı sayılı tutuklama kararı ile Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarından iki ayrı tutukluma kararı ile tutuklanarak 06.08.2013 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, 06.08.2019 tarihinde tasarlayarak öldürme suçuna ilişkin tutuklama kararının infazına başlandığı, diğer tutuklama kararının infaz sırasına alındığı, Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2013 Tarih ve 2013/273 Esas sayılı tahliye yazıları ile her iki suçtan tahliyesine karar verildiği, cezaevinden 26.09.2013 tarihinde salıverildiği, adı geçen hakkındaki ateşli silah bulundurmak suçuna ilişkin tutuklama kararının hiç infaz görmeden, tasarlayarak öldürme suçuna ilişkin tutuklama kararının 06.08.2013 - 26.09.2013 tarihleri arasında infaz gördüğü anlaşılmakla; bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olduğu kabulü ile 1.804,31 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatın davacı vekilinin talebi dikkate alınarak tutuklama tarihi olan 02.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; hüküm altına alınan tazminatlara ilişkin faizin; tutuklama kararının infaz başlangıç tarihi olan "06.08.2013" yerine, eksik inceleme sonucu "02.08.2013" tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmesi hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün gerekçesi ile a ve b fıkralarında faiz başlangıç tarihi olarak belirlenen "02.08.2013" ibarelerinin çıkartılarak yerine "06.08.2013" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Tazminat talebinin dayanağı olan Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/273 Esas 2019/68 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının tasarlayarak öldürme, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan tutuklanmasına karar verildiği, ateşli silah bulundurmak suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin hiç infaz görmediği, tasarlayarak öldürme suçuna ilişkin tutuklama kararının 06.08.2013 - 26.09.2013 tarihleri arasında 1 ay 20 gün infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.03.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının vergi kayıtları incelenmek suretiyle davacının tutuklu kaldığı 2013 yılında ticari bilanço karının ve kurumlar vergisi matrahının 16.188,15 TL, hesaplanan kurumlar vergisinin 3.237,63 TL, yıllık net kazancının 12.950,52 TL ve aylık net kazancının ise 1.079,21 TL olduğu tespiti ile davacının tutuklu kaldığı süre içerisindeki maddi zararının 1.804,31 TL olarak belirlendiği, bu miktarın davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret asgari üzerinde olduğu anlaşılmakla; davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacının elde etmesi muhtemel gelirlerine ilişkin maddi zararının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından davacı vekilinin maddi tazminat miktarının asgari ücrete göre hesaplama yapılmasının ve davacının elde etmesi muhtemel gelirlerine ilişkin maddi zararının maddi tazminata dahil edilmemesinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutukluluk süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2020/945 Esas 2020/711 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarıncaYüksekova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.