Esastan ret

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemli davada yargılamanın yenilenmesi talep edilmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı vekili talep dilekçesinde; 2017/94 Esas ve 2018/374 Karar sayılı kesinleşen dosyada aleyhine ön alım hakkına dayalı tapu iptali davası açıldığını, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini; ancak mahkemece somut delillerin değerlendirilmediğini bu nedenle müvekkilinin maddi zararı olduğunu belirterek yargılamanın yenilenmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan tarafın 18.12.2020 tarihli talep dilekçesinde, HMK’nın 375 inci maddede belirtilen iade sebeplerinin hiçbirinin bulunmadığı, bu nedenle 379/2 nci madde gereği esasa girilmeksizin ön inceleme aşamasında usulen talebin reddedilmesi gerektiği belirtilerek, ileri sürülen sebeplerin kanunda yazılı yargılamanın iadesi sebepleri olmadığı gerekçesiyle talebin usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sırasında değerlendirilmeyen deliller nedeniyle yargılamanın yenilenmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmamış, yargılama sırasında süresinde tanık listesi sunulmamış olmasına rağmen davacıya tanık listesi sunma imkanının verildiğini, davacının davayı haksız kazanç elde etmek için kötü niyetli olarak açmış olduğunu, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, davacının söz konusu karar neticesinde haksız kazanç sağlayacak olduğunu, müvekkili yönünden telafisi imkansız maddi ve manevi kayıplar yaşanacağından ilgili kararın kaldırılarak yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın yenilenmesini talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemli davada davanın kabulüne dair verilen hükmün yargılamanın iadesi yoluyla yenilenmesi istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732,733 ve 734 üncü maddeleri.

3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Yargılamanın iadesi sebepleri" başlığını taşıyan 375 inci maddesinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri sınırlı tutulmuştur.

Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; koşullardan birinin eksik olması hâlinde hakimin davayı esasa girmeden reddedeceği de düzenlemiştir.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.