Esastan ret

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden ise tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, alacak davasının ise kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın müteahhitlik yaptığını, 2015-2016 yıllarında yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle davalı ...'dan farklı zamanlarda nakit para aldığını, karşılığında inşaatını yaptığı Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3811 ada 16 parsel sayılı 5. kat 6 No.lu bağımsız bölüm ile ... ilçesi, ... Mahallesi, 3296 ada 1 parsel sayılı 3. kat 7 No.lu bağımsız bölüm taşınmazı farklı zamanlarda davalıya devrettiğini, yapılan devir işlemlerinin gerçek satış olmayıp borç alınan paranın teminatı olarak inançlı işlem niteliğinde yapılan tasarruflar olduğuna ilişkin taraflar arasında sözleşmeler bulunduğunu, müvekkili ...'ın Atakum'daki dairenin gerçek satışı için ... ile anlaştığını, ... tarafından 15.05.2017,24.05.2017 ve 29.05.2017 tarihinde toplam 132.250,00 TL satış bedelinin ...'ın hesabına yatırıldığını, müvekkili tarafından bu daireye ilişkin kalan borcun tapu dairesinde ödeneceği bildirildiğinde davalı ...'in diğer dairenin borcunu da isteyerek gelmediğini, akabinde davalı ...'ın toplam 500.000,00 TL talep ederek aksi halde dairelerin satışlarının yapılacağını bildirir ihtarname gönderdiğini, ayrıca müvekkilini tehdit ettiğini, 06.02.2017 tarihli anlaşmada dairelerin parasının birlikte tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, davalının Derebahçe'deki taşınmazın parasını aldığını ancak taşınmazı devretmediği gibi, Atakum'da bulunan taşınmazı da 13.09.2017 tarihinde davalı ...'e devrettiğini, müvekkillerinin mağdur edildiğini belirterek; taşınmazlarda davalılar adına yapılan tescillerin iptali ile müvekkilleri adına tesciline, uygun görülmemesi halinde davalı ...'a ödenen 132.250,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Trabzon ilinde ... İskele isimli işletmenin sahibi olduğunu, inşaat iskele kurulumu kiralaması işi yaptığını, müvekkilinin geçmiş dönem alacaklarının yapılandırılması için davacı ... ile 06.02.2017 tarihli sözleşme yapıldığını ve dava konusu iki adet dairenin tapusunun teminat olarak müvekkiline verildiğini, sözleşmede ifa zamanının 10.05.2017 tarihi olarak belirlenerek sözleşmeyi ihlal eden tarafın 100.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacı ...'ın sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kalan 267.750,00 TL borcun 06.06.2017 tarihine kadar ödenmesi aksi halde sözleşmeden tek taraflı olarak dönülerek yapılan 132.250,00 TL kısmi ödemenin cezai şarta mahsup edileceğinin 01.06.2017 tarihli ihtarname ile davacı ...'a bildirildiğini, verilen ek süre ve çekilen ihtardan netice alınamadığını, davacının iyiniyetli davranmadığını ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/29600 soruşturma sayılı dosyasında tefecilik yaptığı iddiasıyla müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, kişilik haklarını zedelediğini, ticari olarak ödeme güçlüğü içine düşen müvekkilinin 13.09.2017 tarihinde taşınmazı ...'e sattığını, davacı ... ile müvekkili arasında tapu devri yönünde bir anlaşma ve görüşme olmadığını, ... tarafından 132.250,00 TL ödeme de yapılmadığını, teminat olarak müvekkiline devredilen taşınmazların üçüncü kişi olan ...'ye satışı usulsüz olduğu gibi davacı ...'nin taleplerini muhatabı olan davacı ...'a yöneltmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından açılan tapu iptali ve tescil istemli davanın 6100 sayılı HMK'nun 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı ...'a inançlı işlem ile devredilen ve davacı müteahhit ... tarafından davacı ...'na haricen adi yazılı sözleşme ile satışı yapılan Alanlı Mahallesindeki taşınmazın satış bedeline karşılık davacı ... tarafından davalı ...'in T.C. Ziraat Bankası hesabına toplamda 132.250,00 TL havale yapıldığı, her ne kadar havalelerde bir açıklama bulunmamakta ve 15.05.2017 tarihli 30.000,00 TL'lik havale dava dışı ... isimli kişi tarafından yapılmış ise de; havale yapan Habip'in davacı ...'nin yakını olup onun adına havale yaptığı, yapılan toplam ödeme miktarının davacı tarafça yapıldığının davalı ...'in kabulünde olduğu gibi, davalı ... tarafından çekilen ihtarname içeriği ve soruşturma dosyasındaki beyanı ile de sabit olduğu, 132.250,00 TL'lik tüm ödemenin davacı ... tarafından yapıldığına davacı ...'ın da itirazı bulunmadığı, davalı ...'in cevap dilekçesinde de belirttiği gibi davacı ... ile aralarında herhangi bir hukuki ilişki, davacı ...'den alacağı bulunmadığı, davacı ...'nin davalı hesabına yaptığı havalelerin karinenin aksine borç ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, davalı ...'in cezai şart alacağı var ise davacı .../mirasçılarından talep ve tahsil etmesi, aralarında hiçbir hukuki ilişki bulunmayan davacı ... tarafından gönderilen 132.250,00 TL'yi adı geçene iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın alacak yönünden davalı ... aleyhine kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile özetle; davacı ...'ın müteahhitlik yaptığı 2015-2016 yılarında nakit ihtiyacı nedeniyle davalı ...'ten nakit aldığını beyan ve kabul ile davaya konu Samsun ili, ... ilçesi, ... mevkii, 3811 ada 16 parsel 5 kat 6. No.lu bağımsız bölüm ve Samsun ili, ... ilçesi, ... mevkii 3296 ada 1 No.lu parsel 3. Kat 7 No.lu bağımsız bölüm tapularını değişik zamanlarda davalı ...'e devrettiğini kabul ettiğini, davacı ...'ın davalı ...'e ait taşınmazı haricen davacı ...'ye sattığını, davacı ...'nin de haricen satış ilişkisini kabul ettiğini, davacı ... ile müvekkili ... arasında 06.02.2017 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşmeden doğan ifa (ödeme) yükümlülüğünün davalı ... tarafından yerine getirilmediğini, davalı ...'in, defalarca davacıyı ifaya davet ettiğini, davacı ...'ın, ek süre verilmesine rağmen kalan bakiyeyi ödemediğinden davalı ...'in sözleşmeden haklı olarak döndüğünü, kısmi ödenen bedeli cezai şarta mahsup edeceğini de davacıya ihtaren bildirdiğini, açılan davanın haksız olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, davalı ...'in, ihtarda bildirdiği sürede Samsun ilinde hazır olduğunu, kalan bakiyenin ödenmesi halinde tapuların devredileceğini davacıya bildirdiğini, davacı ...'nin davacı ... ile müvekkiline ait olan taşınmazın satışı konusunda anlaştığını ve işbu harici satış anlaşmasına göre müvekkiline kısmi ödeme yaptığını kabul ikrar ettiğini, davacı ...'ın da davacı ...'nin değişik zamanlarda satış bedelini, davalı ...'in hesabına yatırdığını beyan ve kabul ettiğini, ayrıca davacı ... tarafından müvekkiline 102,500,00 TL ödeme yapıldığını, dava dışı ... tarafından müvekkiline yapılan 05.05.2017 tarihli 30.000,00 TL'lik ödemenin yerel mahkemece yorum yoluyla davacı ... adına ödendiğinin varsayılmasının da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın açılmamış sayılmasına karar verilirken davalı lehine herbir dava yönünden ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.