Esastan ret

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve dahili davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dedesi olan muris ...'ın 03.06.2012 tarihinde vefat ettiğini, murisin 435 parsel sayılı taşınmazı müvekkillerine bıraktığını ... Noterliği 08.08.2005 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile vasiyet etmesine rağmen, 14.03.2012 tarihli vasiyet ile tüm mal varlığını murisin ikinci eşi olan davalıya bıraktığını, 14.03.2012 tarihli vasiyetnamenin şekil yönünden geçersiz olduğunu, vasiyetnamenin yapıldığı tarihte murisin aklî melekelerinin yerinde olmadığını belirterek, öncelikle 14.03.2012 tarihli vasiyetnamenin iptaline, aksi takdirde müvekkillerinin saklı payı ihlal edildiğinden vasiyetnamenin tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; eşine fedakarca senelerce baktığını, eşinin de bu emek ve sevgisine karşılık vasiyetnameyi düzenlemiş olduğunu, vasiyetnamenin tanıkların huzurunda ve murisin son arzularına uygun olarak düzenlendiğini, vasiyet tanıklarının da bunu belirttiklerini, eşinin akıl sağlığına ilişkin davacı beyanların yersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Arapgir Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2020/52 Esas; 2021/47 Karar sayılı kararı ile "... mirasbırakanın okur yazar olmadığı, bu durumda tanıkların hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem de vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetçinin son arzularını içerdiğini belirtmeleri ve bu beyanlarının altını imzalamaları gerektiği, ...dava konusu vasiyetnamenin TMK'nın 535. maddesinde açıklanan bu şekil kurallarına uygun olarak yapılmadığı..." gerekçesiyle "...davanın kabulü ile 14.03.2012 tarihli vasiyetnamenin iptaline..." karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde, dahili davalılar ..., ..., ... ile davalı ... ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

1. Dahili davalılar ..., ..., ... istinaf dilekçelerinde; davaya sonradan istekleri dışında dahil edildiklerini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını belirtmişlerdir.

2. Davalı ... ise istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hatalı olduğunu ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, vasiyetnamede tanık beyan ve imzaları ile murisin sol baş parmak izinin bulunduğunu, eksikliğinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 13.05.2022 tarih ve 2022/606 Esas ve 2022/652 Karar sayılı kararında; "... davada mecburi dava arkadaşı olan dahili davalılar aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin miktarı nazara alındığında dahili davalıların da istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, ... ilk derece mahkemesince; TMK'nın 535 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmeyen vasiyetnamenin iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği..." gerekçeleriyle dahili davalılar ve davalı ...'nun istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... istinaf dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek ve ekine vasiyetname örneğini ekleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali aksi hâlde tenkis istemine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532,533,534 ve 535 inci maddeleri.

1. Dava, şekil eksikliği ve ehliyetsizlik nedenleriyle vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

2. Türk Medeni Kanunu'nun 532 nci maddesi, "(f.1) Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir.(f.2) Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir."; 533 üncü maddesi ise, "(f.1) Mirasbırakan, arzularını resmî memura bildirir. Bunun üzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir. (f.2) Vasiyetname, mirasbırakan tarafından okunup imzalanır. Memur, vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar." TMK'nın "Mirasbırakan tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın düzenleme" başlıklı 535 inci maddesine göre, "(f.1) Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. (f.2) Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini;hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar." hükümleri yer almaktadır.

3. Somut olayda, ... Noterliğinde düzenlenen 14.03.2012 tarihli ve 00136 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin birinci sayfasında, miras bırakanın okur yazar olmadığının belirtildiği, huzurda miras bırakan ve tanık sıfatı ile vasiyetnamede yer alacakların sırası ile kimlik tespitlerinin yapıldığı, tanıkların yasaklı tanıklardan olmadığının tespit edildiği, devamında miras bırakanın son arzularını bildirdikten sonra vasiyetnamenin noter tarafından tanıklar önünde vasiyet edene okuduğu ve vasiyet eden tarafından okunanların son arzularını kapsadığını beyan ettiği; vasiyetnamenin ikinci sayfasında da tanıkların, vasiyetnamenin noter tarafından yazıldıktan sonra ...'a önlerinde okunduğunu, vasiyet edenin bu okunan kısmın arzularına uygun olduğunu belirtikleri gibi vasiyet edeni bu işlemi yapmaya yeterli (tasarrufa ehil) gördüklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır.

TMK'nın 535 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre her ne kadar tanık açıklamalarında, "miras bırakanın beyanının kendi önlerinde" yapıldığına yönelik bir ibare bulunmasa da vasiyetname içeriğinden tanıkların bu belgenin düzenlenmesinde başından beri bulundukları, tüm işlemlerin tek seferde aynı oturumda yapıldığı görülmektedir. Aksi yorum, vasiyetnamenin korunması başka bir deyişle onun elden geldiğince ayakta tutulması anlamına gelen "favor testamenti" prensibine aykırı olacağı anlamına gelecektir. Zira, kişiliği sona erdiren ölüm ile kişinin artık herhangi bir irade açıklamasında bulunamayacağı bir zaman dilimine geçilmiş olur. Bu nedenledir ki, vasiyet edenin irade beyanı lehine bir incelemenin yapılması gerekir.

4. O halde İlk Derece Mahkemesince davacıların dava dilekçesinde dayandıkları diğer iptal sebepleri incelenerek hüküm kurulması gerekirken, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı ...'nun temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.

K A R Ş I O Y

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılamıyorum.