İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/534 Esas, 2019/162 ... kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 25.09.2020 tarihli ve 2019/406 Esas, 2020/774 ... kararı ile bozulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

1. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/229 Esas, 2021/14 ... kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/487 ... kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.07.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın 17-25 Aralık olaylarından hemen sonra 2014 yılı başlarında yapıyla olan kısıtlı bağını kendi isteğiyle tamamen kopardığına,

2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Örgüt üyeliğinin unsurlarının bulunmadığına,

4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında 5237 ... Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi gereğince ve 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı vermek gerektiği vicdani kanaatine varılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir, ancak;

Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,

1-Etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanık hakkında, TCK'nın 221/5 maddesinde düzenlenen ve etkin pişmanlık uygulanmasına bağlı olarak uygulanması gereken, infaz rejimi ile ilgili olması nedeniyle de kazanılmış hakka konu olmayan denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesi,

2- Sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilirken uygulama maddesi olarak 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi yerine 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin gösterilmesi,

3- Silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanık hakkında hüküm tesis edilirken atıf maddesi olarak "TCK'nın 314/3" maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/487 ... kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde 1 inci Fıkrasında bulunan "TCK'nın 314/3 yollamasıyla" ibaresinin çıkartılması, "CMK'nun 223/4-b" ibaresinin çıkarılarak yerine "CMK'nın 223/4-a" ibaresinin yazılması ve sanık hakkındaki hükmün birinci fıkrasından sonra gelmek üzere “sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.