SUÇLAR: Tefecilik

Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20.02.2014 tarihli ve 2012/15237 Soruşturma, 2014/797 Esas, 2014/286 numaralı İddianameyle sanıklar hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/201 sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6'şar ay hapis ve 1500 tam gün karşılığı 60.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna ayrıca ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

3. Sanıklar müdafiilerinin temyizi üzerine hükümlerin, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2020/4082 Esas, 2021/376 sayılı Kararı ile gerekçesiz şekilde takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma ilamı üzerine Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/237 Esas, 2021/828 sayılı Kararı ile sanıkların zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 19 ay 7'şer gün hapis ve 1562 tam gün karşılığı 62.480,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ancak kazanılmış hakları da gözetilerek cezalarının ayrı ayrı olmak üzere 2 yıl 6 ay hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası olarak infaz edilmesine ayrıca ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanıklar ... ve ...'in temyiz istemleri, mahkeme tarafından icra dosyaları incelenmeden, takibe konulan çek ve senetlerin gerçek bir borç karşılığı olup olmadığı araştırılmadan ayrıca üst sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde; şikayetçilerin müvekkili ile para alışverişi bulunmadığını, diğer sanıklarla para alışverişi bulunduğunu, adli para cezasının bir gün karşılığının 20 TL olarak belirlenmesi gerekirken 40 TL olarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir.

Sanıkların, kazanç elde etmek amacı ile faiz karşılığı borç para vermek suretiyle zincirleme tefecilik suçunu işledikleri sabit kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

A)Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulandıktan sonra sonuç cezanın 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 1562 tam gün adli para cezası olarak tayini yerine, 1 yıl 19 ay 7 gün hapis ve 1562 tam gün adli para cezası şeklinde belirlenmesi, kazanılmış hakları gözetilerek 2 yıl 6 ay hapis ve 60.000 TL adli para cezası olarak infaz edileceğinden sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin
sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
B)Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanık ...'in hükümden sonra 21.10.2023 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

1)Sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/237 Esas, 2021/828 sayılı Kararında sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'in ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/237 Esas, 2021/828 sayılı Kararına yönelik sanık ...'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden sanık ... hakkında verilen ve sair yönleri incelenmeyen mahkumiyet hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.