Mahkumiyet

7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinin 1. fıkrasının Bölge Adliye Mahkemelerinden verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin CMUK'nin 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak katılan vekilinin yokluğunda verilerek 13.03.2018 de tebliğ olunan hükümde, temyiz süresinin "15 gün olarak" gösterilmek suretiyle yanıltıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin 27.03.2018 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Yapılan duruşmaya, gerekçeli kararda gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine; ancak:
5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesine, 18.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile eklenen "denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine" dair hükmün, suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı dikkate alınmadan, objektif olarak CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaat nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında, yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.