Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili; vekil edeninin dava konusu 129 ada 2 nolu parselde hissedar olduğunu, bu parselde hissesine düşen ortalama 17 dönüm civarındaki yerin 3 dönüm civarını hiç tanımadıkları, parselde hissedar olmayan davalının ekip biçtiğinden bahisle, davalının müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; dava konusu taşınmazı malik sıfatı ile kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/03/2015 havale tarihli fen bilirkişileri ... ve ...'nin hazırlamış oldukları krokili raporda kırmızı renkle taralı E,F,G,L,I harfleriyle gösterilen Kadirli ilçesi Mezretli Köyü 129 ada 2 no lu parseldeki toplam 15103,96 m2 lik bölümünde davacının payına davalı ...'nun müdahalesinin men'ine karar verilmiş, davacı tarafça 30.12.2015 havale tarihli dilekçe ile men kararı verilmesi gereken yerlerin krokide C ve G harfi ile gösterilen yerler olduğundan bahisle kararın bu şekilde düzeltilmesi için tavzih talep edilmiş, Mahkemece 30.12.2015 tarihli ek kararla talep reddedilmiş; asıl hüküm ve tavzih talebinin reddi ek kararı davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dosya içerisinde mevcut fenni bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 02/03/2015 havale tarihli fenni bilirkişi raporunda, dava konusu 129 ada 2 parselin içerisinde davalı ...'nın kullandığı alanın G harfi ile gösterilmiş, G harfli alanın zemin değeri ise 19/03/2015 tarihli ziraat bilirkişisi raporunda 29.108,20 TL belirlenmiştir. Mevcut fenni bilirkişi raporuna göre, sadece G harfli alana yönelik el atmanın önlenmesi kararı verilmesi gerekirken, E,F,G,L,I harfli alanlara yönelik el atmanın önlenmesi kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; ziraat bilirkişisi raporunda G harfli alanın değerinin 29.108,20 TL belirlenmiş ve harç tamamlama da bu miktar üzerinden yapılmış olduğundan, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 23.06.2015 tarihli hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, asıl hüküm esasa yönelik bozulduğundan 30/12/2015 tarihli ek kararın incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.