Esastan ret

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların miras bırakanı ...'in 16.03.2018 tarihinde vefat ettiğini, miras bırakan tarafından düzenlenen Giresun .... Noterliğinin 05.01.2018 tarih ve 00247 yevmiye numaralı vasiyetnamenin Giresun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/383 Esas sayılı dosyasında açılıp okunduğunu, vasiyetnamenin miras bırakanın fiil ehliyetinin bulunmadığı tarihte düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle Giresun ... Noterliğinin 05.01.2018 tarih ve 00247 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin iptalini, müvekkillerinin saklı paylarına tecavüz olduğundan tenkisini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; miras bırakanın yatalak olduğu, yürüyemediğinin doğru olduğunu, ancak öldüğü güne kadar akli melekelerinin yerinde olduğunu, davacılar ve diğer akrabaları ilgilenmediği için müvekkili ve ailesi uzun yıllar boyunca komşuları olan miras bırakanın bakımını üstlendiğini, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile miras bırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği, davacı tarafın vasiyetnamenin iptali talebini haklı kılacak sebepleri ispat edemediği, tenkis talebi yönünden; davanın açıldığı ve vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kardeşlerin saklı pay mirasçısı olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; miras bırakanın vasiyetname düzenleyemeyecek kadar hasta olması nedeniyle vasiyetname düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, yaptığı hukuki işlemlerin geçerli olmadığını, dosya içinde çeşitli hastanelerden alınma raporlar bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu Yüksek İhtisas Kurulundan rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, mevcut mirasçılık belgesine göre davacıların miras bırakanın mirasçıları olduğunun kabul edileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu raporuna göre miras bırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği 05.01.2018 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte alınan sağlık raporunda da vasiyetçinin noterde işlem yapmasına engel bir durumunun bulunmadığının belirtildiği, dosya kapsamına göre Adli Tıp Kurumu Üst Kurullarından rapor aldırılmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı, Noterlik Kanunu'nun 83 üncü maddesinde; noterlik işlemlerinin işlemin dairede yapılmasının gecikmeye sebep olacağı veya başka bir zorluk arz ettiği durumlarda, sebebi iş kağıtlarında gösterilmek suretiyle daire dışında da işlem yapılabileceği hüküm altına alındığı, dava konusu vasiyetnamede, miras bırakanın hasta olması nedeniyle daireye gelemediği ve bu nedenle vasiyetnamenin ... Sokakta park hâlinde bulunan ... plaka sayılı araç içinde düzenlendiğinin belirtildiği, buna göre yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar lehine bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 557 nci maddesi.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince, tenkis talebi yönünden mirasın açıldığı tarih esas alınarak, bu tarihte yürürlükte olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre karar verilmesi gerekirken, gerekçede tenkis talebi yönünden davanın açıldığı ve vasiyetnamenin düzenlendiği tarih esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin son paragrafında yer alan “davanın açıldığı ve vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte” ibaresinin çıkartılarak yerine “mirasın açıldığı tarihte” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.