Mahkemece davalı vekilinin temyiz talebi "..Süre tutum sonrası eksik kalan temyiz harcının tamamlanması yönünden muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 16.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği yasal süre içinde eksik kalan temyiz harcının yatırılmadığı belirtilerek temyiz etmemiş sayılmasına” gerekçesi ile reddedilmiştir.
Davalı vekili temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı da temyiz etmiştir.Her ne kadar mahkemece hüküm sonucu kısmında yasal süre içinde eksik kalan temyiz harcının yatırılmadığı belirtilerek temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmiş ise de, usulüne uygun muhtıra tebliği yapılmamıştır.Muhtıranın usulüne uygun sayılması için hakim imzası, yatırılacak yerin “dosya” olarak değil ve fakat açıkça belirtilmesi, yatırılacak miktarın ve yatırılacak harcın adının açıkça belirtilmesi, yatırılacak kesin sürenin ne olduğunun ve yatırılmazsa temyizden vazgeçmiş sayılacağının açıkça belirtilmesi hususlarını içermesi gerekir.Bu nedenle, mahkemenin davalı vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılması gerekmiştir.
Davalı vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işverenlikte alüminyum doğrama montaj ve imalat ustası olarak çalıştığını, davalının fabrikasını ...’ya taşıdığını, ...'ya gitmek istemeyen işçilerin yıldırma politikasıyla işten ayrılmaya zorlandığını, ... primlerinin eksik yatırıldığını, maaşlarının sürekli geç ödendiğini, fazla mesai ücretlerinin gerçek değerinde ve zamanında ödenmediği gerekçesiyle iş akitlerini feshettiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iddiasının aksine müvekkili şirketteki çalışmasının çok daha az olduğunu ve süreklilik arz etmediğini, vasıfsız işçi olarak çalıştığını, davacının bir başka işyeri çalışanı ... ile birlikte hareket ederek iş akdini kendisinin feshettiğini, fesih ihbarında ileri sürülen gerekçelerin gerçeğe aykırı olduğunu, fazla mesai ücret alacağı bulunmadığını, hafta ve genel tatil günlerinde çalışmasının bulunmadığını, hak kazandığı yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-6100 Sayılı HMK'nun 25. maddesi uyarınca hakim maddi vakıalarla bağlıdır. Diğer taraftan aynı kanunun 31. maddesi gereğince " Hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir."şeklindedir.
Davacı dava dilekçesinde fazla mesai, tatil ücret alacakları eksik ödendiğini belirtmiştir. Hükme esas alınan raporda davacının banka kayıtlarına göre aylık ücretinin 900,00 TL. üzerinde ödemeler olduğu tespit edilmiş, ancak bilirkişi bu ödemelerin fazla mesai olduğu belirtilmediği için mahsup yoluna gitmemiş, davalıysa bu ödemelerin fazla mesai ücreti alacağı olduğunu savunmuştur. Davacı tamamen ödenmediğini iddia etmediğine göre bir kısım fazla mesai ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ücretten arta kalan kısmının mahsubunun düşünülmemesi hatalıdır. Gerekirse bu konu taraflara açıklattırılmalı, bu konudaki delilleri istenilmelidir. Eksik araştırma sounucu verilen hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.