Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ... parsel sayılı taşınmazın tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, adı geçenin gaip olması sebebiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.03.2005 tarih ve 2005/330E, 2005/320 K sayılı ilamı ile ... Mal Müdürünün kayyım tayin edildiğini, kayyımla idare süresinin dolduğunu ileri sürüp adı geçen şahsın gaipliğine ve taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın maliki ... oğlu ...’in gaipliğine ve taşınmazın “...” vasfı ile ... adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayadığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki, somut olayda ... tarafından taşınmazın vasfına ilişkin bir talepte bulunulmadığı, bu hususa ilişkin bir uyuşmazlık olmadığı halde taşınmazın vasfının değişirilerek ... vasfı ile davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 1 numaralı bendindeki “... taşınmaz fiilen ... niteliğinde olduğundan ... vasfı ile...” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.