Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aydın 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/547 Esas, 2018/991 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 31.10.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.08.2022 tarihli ve 2020/20974 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113374 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113374 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanık hakkında 28.03.2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.04.2016 tarihli ve 2016/6047 soruşturma, 2016/143 sayılı, 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2016/1343 Esas, 2016/1387 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın verildiği, anılan kararın 06.01.2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 15.06.2018 tarihinde inceleme konusu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkûmiyetine dair Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04/.2019 tarihli ve 2018/2033 Esas, 2019/630 Karar sayılı kararının verildiği, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/1463 Esas, 2020/1488 Karar sayılı kararı ile denetimli serbestlik dosyası kapsamında sanığın uyuşturucu kullanıp kullanmadığı, denetimi ihlal edip etmediği konusunda yeni bir delil olmadan iddianame tanzim edildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Sanığın 28.03.2016 tarihli ilk eylemine ilişkin açılan kamu davasının, sanığın denetim süresi içinde uyuşturucu madde bulundurmaması ve yükümlülüklerini ihlal etmemesi nedeniyle usulüne uygun olmadığı, bu minvalde incelemeye konu 15.06.2018 tarihindeki eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi eylemin Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.04.2016 tarihli ve 2016/6047 soruşturma, 2016/143 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, anılan nedenlerle kamu davasının durmasına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Şüpheli hakkında, 15.06.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2018 tarihli ve 2018/14694 Soruşturma, 2018/4575 Esas, 2018/3459 sayılı iddianamesi ile Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önceden Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.10.2018 tarihli ve 2018/547 Esas, 2018/991 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 31.10.2018 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/2033 Esas ve 2019/630 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1.Şüpheli hakkında, 28.03.2016 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2016 tarihli ve 2016/6047 soruşturma, 2016/143 sayılı kararıyla, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 04.05.2016 tarihinde usûlüne uygun şeklide tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Nazilli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2.Nazilli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, infaz işlemlerine devam edildiği sırada Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kaldırıldığının bildirilmesi üzerine, müdürlükçe dosyanın kapatıldığı,
3. Şüphelinin Nazilli ilçesinde işlediği 06.03.2016 tarihli suç nedeniyle yürütülen soruşturma evrakının, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2016 tarihli ve 2016/6656 soruşturma, 2016/335 karar sayılı yetkisizlik kararı ile, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinden sonra Aydın Cumhuriyet
Başsavcılığınca soruşturma evrakının birleştirildiği, erteleme kararının kaldırılarak, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 25.08.2016 tarihli ve 2016/6047 Soruşturma, 2016/4402 Esas, 2016/3742 sayılı iddianamesi ile Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2016/1343 Esas, 2016/1387 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 06.01.2017 tarihinde kesinleştiği,
5. Kanun yararına bozma incelemesine konu Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/2033 Esas, 2019/630 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
6. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/1463 Esas, 2020/1488 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği,
7. Bozmadan sonra, davanın 2020/826 Esasa kaydedildiği, davanın derdest olduğu,
Anlaşılmıştır.
C. Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 15.06.2018 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
Sanık hakkında 28.03.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.04.2016 tarihli ve 2016/6047 soruşturma, 2016/143 sayılı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini takiben, sanığın erteleme kararını ihlal ettiği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2016/1343 Esas, 2016/1387 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetimli serbestlik dosyasının incelenmesinde; sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar şartının gerçekleşmediği, sanığın
Nazilli ilçesinde işlediği 06.03.2016 tarihli suçun ise, erteleme kararından önce işlenmesi nedeniyle erteleme kararının ihlali niteliğinde olmadığı,
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında dava açma koşullarının düzenlendiği, buna göre; "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme gereğince Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında kamu davasının açılması koşullarının hiçbirinin oluşmadığı, ancak;
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme gereğince, inceleme konusu 15.06.2018 tarihli suçun erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu, ihlal niteliğindeki 15.06.2018 tarihli eylem nedeniyle ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı anlaşıldığından; bu durumda Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesi bu dosya yönünden mümkün olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilerek Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerekmekte ise de,
Aydın 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/2033 Esas, 2019/630 Karar sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/1463 Esas, 2020/1488 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozmadan sonra, davanın 2020/826 Esas numarası ile derdest olduğu anlaşıldığından, tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi için, Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesince, davanın, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/826 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/547 Esas, 2018/991 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.