Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/2038 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması suretiyle sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/2038 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/9767 Esas, 2020/12423 Karar sayılı kararı ile sanığın savunma hakkının kısıtlanması, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken; önceki hükümde 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince (1/6) oranında artırım uygulandığı halde, hüküm açıklanırken dosya kapsamı ile uyumsuz şekilde, gerekçesi de gösterilmeden (1/12) oranında artırım uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, Mahkemece, sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesinde, "şikayetçiden kaynaklanan haksız hareketin olmaması nedeniyle olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerekmediği anlaşılmakla" şeklinde değerlendirmede bulunulmasına karşın, hüküm fıkrasında cezadan haksız tahrik nedeniyle (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle çelişki oluşturulması nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/459 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 5 ay 12 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
1. Sanığın AŞTİ'de özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, olay günü mağduru taşıyıcılık yaptığını iddia ederek polis merkezine davet ettiği, mağdurun ise bu duruma karşı çıkması üzerine aralarında yaşanan ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği kesin olarak tespit edilemeyen kavga sırasında sanığın mağduru yumrukla vurmak suretiyle hayat fonksiyonlarını hafif (1) derece etkiler kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... Şube Müdürlüğünün, 05.06.2009 tarihli ve 2009/17153 numaralı; "...yaralanmasının; Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı...basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı..kemik kırığına neden olduğu..nazal kemik kırığının yaşam fonksiyonlarını 1(bir) (hafif) derecede etkilediği..." görüşünü içeren raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık savunması, müşteki beyanı, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, ihbar evrakı ve ekleri, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/459 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.