Esastan ret

Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, ... ilçesi, 765 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hisse maliki ... ve 1/2 hisse maliki ... adına Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.05.2019 tarih ve 2016/2165 Esas, 2019/845 Karar sayılı ilamı ile İstanbul Defterdarlığı'nın kayyum olarak tayin edildiğini, taşınmaz mahallinde idare memurları tarafından yapılan tespitte taşınmazın tamamının Kazlıçeşme Ücretli Otopark alanı olarak İSPARK A.Ş. tarafından tasarruf edildiğinin tespit edildiğini, müvekkili idarece davalıya 22.05.2020 tarih ve 19-3561-118/2142 sayılı tebligat ile 01.01.2015-31.03.2020 dönemi için 256.308,00 TL ecrimisil bedeli talebine ilişkin tebliğ yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla 01.01.2015-31.08.2020 arasında toplam 283.808,00 TL ecrimisil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirtilen alanda müvekkilinin fuzuli işgalci olmadığından ve dava konusu alanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce yol olarak terk edilmesi gerektiğinden ötürü ve tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin yüksek olmasından dolayı davalı idarece düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin iptalini, zamanaşımına uğrayan taleplerin tenzili ile davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif üzerine düzenlenen 29.03.2021 havale tarihli rapor içeriğinden; zemine uygulanan pafta gereği taşınmazın tamamına davalı tarafından otopark olarak kullanılmak suretiyle el atıldığı, davalının kısmi el atmaya ilişkin iddiasına rapor gereği itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davacının 02.01.2015 tarihinden itibaren ecrimisil talep ettiği, ilk talep tarihi itibariyle el atılan 925,6 m²'lik alanın ecrimisil değerinin 3.440,00 TL olarak hesaplandığı, üfe endeks uygulaması sonucunda 31.08.2020 tarihi itibariyle toplam ecrimisil bedelinin 322.744,84 TL olarak hesaplandığı, ancak davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle geriye dönük 5 yıllık dönemden fazlasına ilişkin kısım yönünden zamanaşımı definde bulunması nedeniyle davanın kısmen kabulüne; toplam 291.784,84 TL ecrimisil alacağının dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işgal tazminatı belirlenirken rayiç değerlerin esas alınması gerektiği dikkate alınmadan düşük değerler üzerinden rapor düzenlendiğini, yapılan keşifte Fen bilirkişisinin hazır bulundurulmadığını, bilimsel verilere uygun, hüküm vermeye ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmadığını, 6098 sayılı Borçlar Kanununda belirtilen genel zamanaşımı hükümlerine göre davada 10 senelik zamanaşımı süresi geçerli iken yanılgılı değerlendirme ile geriye dönük 5 yıllık ecrimisil hesaplandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İSPARK A.Ş. mevzuat ve meclis kararı gereği İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından otopark olarak tespit edilen ve işletilmek üzere kendisine teslim edilen alanlarda otopark işletmeciliği yapmakta olduğundan işlettiği otopark alanlarında fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu alanın fiili olarak otopark konumunda bulunması nedeniyle bu şekilde kullanılan yerlerin mülkiyetinin bedelsiz bir şekilde belediyeye terk edilmesi gerektiğinin 3194 Sayılı Kanunun 11 inci maddesinde açıkça belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, söz konusu alanın tamamının müvekkil şirket tarafından kullanılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu

belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kayyım idaresinde olduğu, belediye iştiraki davalı şirket tarafından fiilen el atılarak tamamının kullanıldığı, dosyada mevcut davalı şirket tarafından sunulan yazı içeriklerinde 2016 yılında taşınmazın tamamının kullanıldığı, 2017 yılında bir kısmının kullanıldığı bilahare tekrar tamamının kullanıldığının belirtildiği davalının bu beyanlarından anlaşıldığı üzere ecrimisil istenen dönemde davalının taşınmazı tasarrufu altında bulundurduğu ve tüm süre için keşfen kullanımı tespit edilen 925,6 m² alanın tamamı üzerinden ecrimisilden sorumlu tutulması gerektiği, taşınmazın kullanımının davalı şirkete kamu kurumu İBB tarafından yetki verilmiş olmasının özel mülkiyete konu taşınmaz için malikleri adına ecrimisil istenmesine engel teşkil etmeyeceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan keşif sonrası başlangıç ecrimisil bedelinin taşınmazın özellikleri ve değerine etki edecek nitelikleri ile emsal araştırması yapılmak suretiyle belirlendiği, belirlenen başlangıç ecrimisil miktarının ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle sonraki dönem ecrimisil bedellerinin hesaplandığı, bu şekilde yapılan hesaplamanın ilkelere uygun olduğu, mahkemece zamanaşımı def'i dikkate alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında ve mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir.

1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).

2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dava konusu ecrimisil talebinin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davalının süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuş olması nedeniyle dava tarihinden geriye dönük 5 yıl için haksız işgal tazminatı talep edilebileceği de dikkate alınarak temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.