İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının b bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/70 Esas, 2020/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı Kanun'un 51 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2020/2593 Esas, 2021/1434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca (sonuç cezanın 7 ay 15 gün hapis cezasının TCK'nun 51 maddesi uyarınca ertelenmesine şeklinde belirlenmesi suretiyle) düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2022 tarihli ve 2021/111849 sayılı, kısmi ret, kısmi temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

1. Katılan vekilinin temyiz istemi; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, erteleme kararının gerekçeden yoksun olduğuna ve yasal koşullarının oluşmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dosyalara ihbar yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna,

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; meşru savunma nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanığın eski eşi olan tanık Yonca'nın suç tarihinde katılan ile evli olduğu, sanık ile tanık Yonca'nın ortak çocuklarının velayetinin tanık Yonca'da olduğu ancak olay gününün sanığın çocuğu ile görüş günü olduğu, sanığın çocuğu tanık Yonca'ya geç teslim etmesi nedeniyle sanık ile tanık Yonca arasında tartışma yaşandığı, katılanın da sanık ile bu konuda başbaşa konuşmak istediği, bu sebeple tanık Yonca ile çocuğunu eve gönderdiği, akabinde sanık ile katılan arasındaki konuşmanın kavgaya dönüştüğü ve ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilemeyen kavgada tarafların karşılıklı birbirlerini darp ettikleri, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, sanığın ise orta (2) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandıkları, çevredekilerin müdahalesi ile olayın sona erdiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralamaya ilişkin olarak düzenlenen ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 26.12.2018 tarihli; "... alt ön sol dişte kırık, üst dudak sol kenarında ekimoz, sağ göz altında şişlik mevcut olduğu...yaralanmasının...1- Kişinin yaşamını tehlikeye Esas No: 2022/10688

sokan bir durum olmadığı, 2-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı..." görüşünü içeren raporu dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanık savunması, katılanın beyanı, sanığın yaralanması hakkında düzenlenen adli rapor, tanık beyanları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. Katılan vekilinin, usulüne uygun şekilde 30.06.2021 tarihinde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Kanun'un 291 ... maddesinin birinci fıkrasında öngörülen kanuni süresi içerisinde 13.07.2021 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir.

2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını veren mahkemelere, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemiş olmasına rağmen hükmün açıklanması için ihbarda bulunulmaması, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus infaz aşamasında re'sen dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan adli raporlara göre sanık ile katılanın karşılıklı birbirlerini yaralamaları şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilememesi karşısında, sanık lehine meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine asgari oranda haksız tahrik indiriminin uygulanmasının isabetli olduğu ve sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen erteleme hükümlerinin yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebepleri yönünden eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2020/2593 Esas, 2021/1434 Karar sayılı kararında katılan vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.