Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2015/482 Esas, 2018/196 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci ve 207 nci maddeleri uyarınca sanığın beraatine; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ... hapis ve 123.750,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bankanın uğradığı 103.660,00 TL zararın sanıktan tahsiline karar verilmiştir.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/284 Esas, 2020/480 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin
istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının bankanın uğradığı zararın sanığa ödettirilmesini düzenleyen bendinde belirtilen meblağın ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilmesi suretiyle hükmün esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yukarıda bahsi geçen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.10.2022 tarihli ve 7-2021/5830 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığa zararın giderilmesi konusunda geçerli ihtaratın yapılmadığına, banka zararının 47.180,77 TL değil 41.250,00 TL olduğuna, bilirkişi raporunda hataların mevcut olduğuna, hükmün bu nedenle bozulması gerektiğine ilişkindir.
1.Sanığın aşamalardaki savunmasında; atılı suçlamaları kabul ettiğini, işlemleri içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı nedeniyle mudilerin bilgisi dışında gerçekleştirdiğini, mudi ...'ın hesabında gerçekleştirdiği işlemleri başka bir işlem sırasında boş EFT talimatının mudiye imzalatılması suretiyle gerçekleştirdiğini beyan ettiği görülmüştür.
2.Dosyada mevcut 19.06.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda sanığın mudi ... hesabına yönelik 41.250,00 TL tutarlı eylemlerinin nitelikli zimmet, diğer mudi hesaplarına yönelik 62.410,00 TL tutarlı eylemlerinin ise basit zimmet kapsamında olduğunun değerlendirildiği görülmüştür.
1.Sanıktan tazminine hükmedilmesi gereken banka zararının 41.250,00 TL yerine 47.180,77 TL olarak belirlenmesi ve banka zararı üzerinden hesaplanacak ve sanık lehine kazanılmış hak oluşturmayacak olan nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/284 Esas, 2020/480 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün (7) nci paragrafı olan düzeltme paragrafında yer alan "47.180,77 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "41.250,00 TL" ibaresinin eklenmesi, aynı paragrafa "ödenmeyen banka zararı olan 41.250,00 TL üzerinden hesaplanan 2.817,78 TL nispi harcın sanıktan tahsiline," ifadesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tazmine hükmedilen 41.250,00 TL üzerinden karar tarihi itibarıyla hesaplanan 2.817,78 TL temyiz onama harcının sanıktan tahsiline,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine
gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.