İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/9 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik, mağdur vekilinin istinaf başvurusunun, üç yaşında olan mağdurun velisi olan annesinin sanık hakkında şikayetçi olmadığı mağdureye yaş küçüklüğü nedeni ile atanan zorunlu vekilin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından reddine, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün katılan Bakanlık vekili, mağdur vekili ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesine karşın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen istinaf incelemesi sırasında, sanık müdafiinin 15.10.2021 tarihli dilekçesi ile gerekçe yönünden yaptığı istinaf talebiyle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın katılan Bakanlık vekili ile mağdur vekilinin başvurusuna istinaden gerçekleştirilen inceleme neticesinde istinaf başvurusunun reddine ve esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.