B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 Tarihli ve 2022/289 Esas, 2022/690 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği;yeterli delil olmadan karar verildiğine ve toplanan delillerin hukuka aykırı olduğuna, beraatini talep ettiğine ilişkindir.
1.34 BK 1742 plakalı aracın fenni muayenesinin sahte olduğunun tespit edildiği, sanığın alınan ifadesinde aracı teslim etmeden yalnızca araca ilişkin tescil belgelerini tanımadığı bir şahsa verdiğini muayenesi yapılmış şekilde geldiğini beyan ettiği bu suretle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında; aracı muayeneye götürdüğü yanına gelen adını Faruk olarak hatırladığı bir şahsın araçtaki eksiklikler görmezden gelinerek muayeneden geçireceğini söylemesi üzerine para vererek muayene işleminin yapılmasını sağladığını beyan etmiştir.
3. 13.05.2010 tarihli ekspertiz raporunda; araç tescil belgesinin hakiki olduğu, 17.12.2008 ve 07.01.2010 tarihli muayene işlemlerine ait hologramların sahte olduğu tespit edilmiş, aldatma kabiliyetinin bulunduğu bildirilmiştir.
4. Mahkemece atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.06.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 24.04.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1.İddia, savunma, ekspertiz raporu, mahkeme gözlemi, ilgili cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hüküm de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 Tarihli ve 2022/289 Esas, 2022/690 Karar Sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.