Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 23.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 21.03.2017-22.06.2016 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın 21.03.2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 18.01.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; maddi zarara yönelik belge sunulmadığını, tale edilen miktarın sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/26 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/869 Esas, 2022/1377 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2022 tarihli 2022/111328 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde "... Her ne kadar tanıklar, davacı ve davacı vekili davacının tutuklanmadan önce kardeşi ...'e ait iş yerinde çalıştığını, hatta sigortasının emekli olması sebebiyle yaptırılmadığını beyan etmişler ise de, ne davacı tarafından ne de vekili tarafından davacının bu iş yerinde çalıştığına dair resmi bir evrak ve aldığı ücrete dair resmi bir belge (bodro vs.) sunulamamıştır. Bu sebeple maddi tazminat hesap edilirken asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılmıştır... Davacının 2016,2017 ve 2018 yıllarında gözaltında ve tutuklulukta kaldığı günler için toplamda 23.749,86 TL ( 2016 yılı için 6.797,72 TL + 2017 yılı için 16.848,72 TL+ 2018 yılı için 103,42 TL) maddi tazminata hükmedilmiş, fazlaya ilişkin taleplerin de reddine karar verilmiştir. Taleple bağlılık ilkesi uyarınca açılan davada dava tarihinden geçerli olmak üzere faiz işletilmesi talebi bulunması sebebiyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiştir. Davacı ...'ün 25/07/2016-03/01/2018 tarihleri arasında haksız gözaltında ve tutuklulukta kaldığı günler için manevi tazminat talebi değerlendirildiğinde, davacının cezaevinde kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, tutuklanan şahıs üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler dikkate alınarak zenginleşme sonucu doğurmayan, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir miktar olarak manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak davacının gözaltında kaldığı süreler için 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilerek fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Yine manevi tazminatın dava tarihi olan 03/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre nispi olarak ( 23.749,86 + 80.000,00 =103.749,86 TL) üzerinden =13.806,24 TL vekalet ücreti hesaplanmış ise de; 25/08/2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144. maddesi ile yapılan düzenleme ile CMK'nın 142/9 maddesi gereğince tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücretinin ödeneceği ancak ödenecek miktarın tarifede Sulh Ceza Hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.250,00 TL vekalet ücretinin davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Tazminat davasının dayanağını oluşturan Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/342-2021/331 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 25.07.2016-03.01.2018 tarihleri arasında 527 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 17.12.2021 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarda maddi tazminatahükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin tazminat miktarlarına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/869 Esas, 2022/1377 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Oltu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.