HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2018 tarihli ve 2017/368 Esas, 2018/43 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2018/1214 Esas, 2018/1477 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Her iki sanığa soruşturma aşamasında aynı müdafiin atanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında alınan sosyal inceleme raporunun anlaşılır olmadığına,
4. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
7. Sanıkların üst araması için arama kararının bulunmadığına,
8. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde kolluk görevlilerince Sancaktepe Mahallesi, 894 üncü Sokak sonunda bulunan boş arazide üstlerinde bir miktar uyuşturucu bulunan ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen Erdi ve Süleyman'ın yakalandıkları, tanıkların uyuşturucuları Merkez Mahallesi, 694 üncü sokakta bulunan sanıklardan satın aldıklarını belirttikleri, sonrasında tarife uygun sanıkların tespiti ile yakalandıkları, kaba üst aramasında sanık ...'ın pantolonunun sağ cebinden üç adet alüminyum folyoya sarılı net 2 gr MDMB (N) 2201 ile THC etken maddeli uyuşturucunun ele geçtiği, diğer sanık ...'ta ise 70,00 TL paranın ele geçirildiği, yakalama anında sanıkların cep telefonlarının sürekli farklı numaralar tarafından arandığı olayda; sanık savunmaları, tanıkların olay tutanağı kapsamına uygun hazırlık beyanları, uyuşturucu madde kullanıcıları olan tanıkların uyuşturucu maddeyi aldıklarını belirttikleri yerde sanıkların birlikte ve sanıklardan Birkan'ın üzerinde uyuşturucu ile yakalanmış olması karşısında, sanıkların iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri, ele geçen uyuşturucunun niteliği gereği 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalarının yarı oranında artırıldığı ve suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olmaları nedeniyle cezalarında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapıldığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümlere yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan
reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Tüm soruşturma ve kovuşturma kapsamı itibariyle eksik inceleme bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen Erdi ve Süleyman'da ele geçirilen uyuşturucunun diğer sanık ... tarafından tanıklara verildiğini belirtmek suretiyle, kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemeyen ve aleyhinde mahkemece tanık olarak dinlenen Erdi ve Süleyman'ın soruşturma aşamasındaki sonradan döndükleri soyut beyanları dışında mahkûmiyetine yeterli delil bulunmayan sanık ...'ın suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2018/1214 Esas, 2018/1477 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne
sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2018/1214 Esas, 2018/1477 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.