Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı, vekil edenleri ile davalıların ...’un mirasçıları olduklarını, miras bırakanın 01.11.1995 tarihinde öldüğünü, miras taksimi yapılmamasına rağmen dava konusu yapıların (28.07.2010) ölüm tarihine kadar davalıların babası ..., onun ölümün sonra ise (mirasçıları) davalılar tarafından haksız şekilde kullanılmaya devam edildiğini belirterek dava tarihinden geriye doğru 10 yıl üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1. Tarafların müşterek murisi ...'tan intikal eden taşınmazın, 26/44 hissesinin ..., 3/44 hissesinin ..., 3/44 hissesinin ... ve 12/44 hissesinin İstanbul Belediye Başkanlığına ait olduğu,
2. Davacıların muris ...'un evlatları olup (taşınmazda) 48/704'er pay sahibi bulundukları,
3. Taşınmazın kira getiren yerlerden olduğu,
4. Her bir davacının miras payına denk gelen ayrı ayrı 7.572,47'şer TL olmak üzere toplam 22.717,41 TL ecrimisilin davalılardan miras payları oranında tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Faiz talep edilmesine rağmen hatalı şekilde faize karar verilmediğini,
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Ecrimisil alacağının beş yıllık zamanaşımına tabi olup on yıllık kira bedeli üzerinden karar verildiğini,
2. Davacılardan Mahfuze ve Hafize hakkında husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini,
3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu,
4. Mahkeme gerekçesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 995 inci maddesi,
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
HUMK'nun 440/III-1,2,3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.