Esastan ret
Taraflar arasındaki finansal kiralamaya konu ekipman ve makinelerin teslimi talebine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. Nail Gürman dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üst üste ikisi zamanında ödenmediği için ihtara muhatap olunduğundan sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davalının rızaen kiralananı teslim etmediği gibi kiralananı saklama ve kaçırma girişimlerinde bulunduğunu, kiralananın müvekkiline tesliminin sağlanmasına yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verildiği, sözleşmeden doğan alacak hakları, munzam zararlara ilişkin talep ve dava hakları ile açılan icra takiplerine dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla; sözleşmelere konu ekipman ve makinelerin teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınır malın davacı tarafından ihtiyati tedbir kararı sonucu davalıdan alındığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, ödeme planında yapılan değişiklikte müvekkilinin onayının alınmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise terditli olarak davalının davacıya ödemiş olduğu miktarın yasal faiziyle istirdatına karar verilmesi istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile finansal kiralama sözleşmesine konu malın 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu (6361 sayılı Kanun) kapsamında davalıya teslim edildiği, üç adet muaccel kira borcunun üst üste ödenmemesi nedeniyle davalının temerrüde düştüğü bu hususun bilirkişi incelemesi ile sabit olduğu, çekilen ihtarnamede verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi ve malın iade edilmemesi sonucunda davacının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada delillerin usulüne uygun toplanmadığını, bilirkişi incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, davacının makineyi tedbiren aldığını ve 3.kişilere sattığını, müvekkilinin yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığını, hakimin reddi taleplerine karşı itiraz ettiklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, finansal kiralama konusu malın iadesi talebine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6361 sayılı Kanun 31 ve devamı maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.