Esastan Ret

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.08.2008 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek bakiye maddi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 236.339,42 TL net sürekli işgöremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın 88.872,45 TL net bakıcı giderinin kaza tarihi olan 01.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal kesintilerin infazda dikkate alınmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, kusur oranını kabul etmediklerini, dosyada inceleme yapılmadığını, rapor alınmadığını, hüküm tarihine en yakın tarihteki artışlara göre hesaplanan peşin sermaye değerinin düşürülmesi sonucu alacağa hükmedilmesi gerektiğini, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı işverene hizmet akdiyle bağlı çalışırken 01.08.2018 tarihinde restorantın balkon kısmında bulunan gölgeliklere ait brandaların kopan iplerini bağladığı sırada yüksekten düşmek suretiyle geçirdiği iş kazası nedeniyle davacının ... 6. İş Mahkemesinin 2013/233 Esas, 2018/234 Karar sayılı dosyasında 13.03.2018 tarihli kararla taleple bağlı kalınarak maddi tazminat ve bakıcı gideri yönünden hüküm kurulduğu, söz konusu kararın Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2019/665 - 5615 Esas ve Karar sayılı kararı ile onanması ile 30.09.2019 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu dosyanın bakiye alacak yönünden ek dava niteliğinde açıldığı, olay tarihi 01.08.2018 olup dava tarihinin 29.06.2018 olduğu, dosyada hüküm altına alınan alacağın zamanaşımına uğramadığı, davacının uğradığı iş kazası nedeniyle %100 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu, olay nedeniyle davacının %20, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğuna ilişkin ilk açılan davadaki raporun taraflar açısından bağlayıcılığının söz konusu olduğu, dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. nın353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunu'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.