İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin paydaşı olduğu taşınmazın 01.08.2014 tarihinden beri hiç bir bedel ödenmeden davalı şirket tarafından haksız yere kullanıldığını, davacıların murisi ... ile davalı şirket arasında 01.08.2000 tarihinde taşınmaz üzerinde bulunan binaların kullanımı için bir sözleşme akdedildiğini, 02.05.2014 tarihli ihtarnameyle bu sözleşmenin davalı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen işgale devam edildiğini, daha sonra davalının taşınmaz hissesinin büyük kısmını devraldığını belirterek haksız el atmanın önlenmesini ve 212.645,28 TL tazminat bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazda 575/876 oranında paydaş olduğunu, paylı mülkiyete konu taşınmazın 1752 m² alana sahip olduğunu, müvekkilinin taşınmazın hissesine karşılık gelen 1150 m² alanın kullanımında hak sahibi olduğunu, taşınmazdan kendi hissesi oranında faydalandığını, müvekkilinin hissedarı olduğu taşınmazı hissesi oranında kullanmasına rağmen davacı tarafların murisine kira adı altında fahiş ödemeler yaptığını, davacı tarafın ortaklığın giderilmesine yanaşmadığını, kural olarak men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyemeyeceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile davacıların 472 ada 115 parsel numaralı taşınmazın 438/1752 oranında pay sahibi oldukları davalının ise kalan payın sahibi olduğu, davacıların murisi olan ... ile davalı şirket arasında 01.08.2000 tarihinde söz konusu arsa ve üzerinde bulunan binaların kullanımı için kira sözleşmesi akdedildiği, 02.05.2014 tarihli ihtarnameyle bu sözleşmenin davalı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, dava konusu taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi için İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/405 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, kararın 29.02.2020 tarihinde kesinleştiği ve ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verildiği, intifadan men koşulunun bu durumda gerçekleşmiş olduğu, meni müdahale talebinin konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, 42.846,74 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemedeki beyanlarını tekrarla, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, el atmanın önlenmesi davasının konusuz kalmadığını, ortaklığın giderilmesine karar verilmesi sebebi ile davanın reddedilmesi gerektiğini, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince ortaklığın giderilmesi davası açılması ile intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olduğu ve meni müdahale talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de mahkemenin gerekçesinin hukuka uygun olmadığı, paydaşlar arasındaki ecrimisil talebinde; davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza dair daha önce el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde intifadan men koşulu aranmayacağı, dosya kapsamına göre, taşınmazın davalı paydaş tarafından bizzat özel eğitim kurumu ve eklentileri olarak kullanıldığı, paydaş olunan taşınmazın ticari amaçlı işyeri olarak kullanılması halinde dahi paydaş tarafından bizzat kullanıldığı taktirde intifadan men koşulunun istisnasının uygulama yeri olmayacağı, ortaklığın giderilmesi davasının davalı şirket tarafından açıldığı, dolayısıyla davacılar tarafından açılmayan bu dava ile davalının intifadan men edildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, öte yandan davacılar tarafından ecrimisil istenen süreden önce davalı paydaşın intifadan men edildiğini kabule olanaklı açılmış bir dava ihtar ya da takip bulunmadığı, intifadan men şartı gerçekleşmiş olmadığından ecrimisil talebinin reddi gerektiği, bunun yanında her ne kadar el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığına dair hüküm kurulmuş ise de el atma fiilinin ortaklığın giderilmesi kararının kesinleşmesi ile son bulduğu gerekçesinin isabetsiz olduğu, ortaklığın giderilmesine karar verilmekle birlikte bu karar yerine getirilmediği sürece tarafların taşınmazdaki mülkiyet hakları devam edeceğinden taşınmazı mülkiyetten kaynaklı tasarruf hakları kapsamında paydaşların vaki el atmanın önlenmesini talep edebileceği, somut olayda davalının taşınmazın tamamını tasarruf ettiği, davacı paydaşların çekişmesiz olarak kullanabilecekleri bir alanın bulunmadığı, bu sebeple payları oranında el atmanın önlenmesi taleplerinin kabulü gerektiği, ancak davacılar tarafından bu yönde bir istinafın ileri sürülmediği, bu durumda hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olduğu, buna yönelik davalı vekilin istinaf talebinin reddinin gerektiği, sonuç olarak; ecrimisil açısından mahkemece eksik incelemeye ve yasal olmayan gerekçeye dayalı kurulan hükmünün isabetli olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulünün gerektiği, ancak el atmanın önlenmesi açısından dava açılmakla intifadan men koşulunun da gerçekleştiği, bu nedenle davanın davacıların payları oranında kabulünün gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının dava konusu taşınmazı ticari işletme olarak kullandığından intifadan men şartı kuralının istinası olduğunu, ayrıca davalıya gönderdikleri ihtarname ile intifadan men'in oluştuğunu, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eldeki dava açılana kadar davacıların herhangi bir talepte bulunmadığını, haksız kazanç elde etmek istediklerini, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil yönünden davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, ecrimisil talebinin reddedilmesine rağmen el atmanın önlenmesi talebinin haklı görülmesinin çelişkili olduğunu, el atmanın önlenmesi davasının konusuz kalmadığını, talebin reddedilmesi gerektiğini, dava açılmasına davalının sebebiyet vermediğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu taşınmazda tarafların paydaş olduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar somut olayda intifadan men koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş ise de davacı tarafından davalıya noterden gönderilen 28.11.2018 tarihli ihtarname ile dava tarihinden önce intifadan men koşulu oluşmuştur.
O halde mahkemece intifadan menin oluştuğu ihtarnamenin tebliğ tarihinden dava tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacının temyiz itirazlarının açıklanan gerekçelerle kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.