Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ile davalı ... vekili Avukat geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 12.12.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İzmir ili, Balçova ilçesi, Balçova mahallesi, 1275 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan bağımsız bölümün 1/4 hissesinin, İzmir ili, Balçova ilçesi, Balçova mahallesi, 1275 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan bağımsız bölümün 1/4 hissesinin, İzmir ili, Buca ilçesi, ada, 16 parsel sayılı taşınmazda bulunan bağımsız bölümün 1/4 hissesinin davalı borçlu ... tarafından davalı ...'a devredildiğini, devrin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını belirterek tasarrufun iptaline, davacının İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/8361 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin devrettiği taşınmazlara ilişkin olarak tasarrufun iptaline ilişkin başka dava dosyaları neticesinde icra dosyalarını devralan ... tarafından yapılan ödemeler göz önüne alındığında taşınmaz bedellerinin üzerinde bir ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aciz vesikası olmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin dolduğunu, dava konusu borcun ödendiğini, davacının herhangi bir alacağı kalmadığını, mal kaçırma gayesi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların kardeş olup, devirlerin İİK 278/III-1 hükmüne göre iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, İzmir ili,,, 1275 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan bağımsız bölümün 1/4 hissesinin davalı borçlu ... tarafından davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptaline, davacının İzmir 24 İcra Dairesi'nin 2017/8361 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine, (İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/6-2019/239 E. K sayılı dosyasındaki asıl ve birleşen dosyalar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) İzmir ili, Balçova ilçesi, Balçova mahallesi, 1275 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan A blok 3. Kat 12 no'lu bağımsız bölümün 1/4 hissesinin davalı borçlu ... tarafından davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptaline, davacının İzmir 24 İcra Dairesi'nin 2017/8361 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine, (İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/6-2019/239 E.K sayılı dosyasındaki asıl ve birleşen dosyalar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) İzmir ili, Buca ilçesi, 50115 ada, 16 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 no'lu bağımsız bölümün 1/4 hissesinin davalı borçlu ... tarafından davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptaline, davacının İzmir 24 İcra Dairesi'nin 2017/8361 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine, (İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/6-2019/239 E. K sayılı dosyasındaki asıl ve birleşen dosyalar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının borçludaki alacağının gerçek olması şartının oluşmadığını, dava konusu taşınmazların müvekkili ... tarafından bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından celp edilen İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/6 Esas ve 2019/239 Karar sayılı dava dosyasında toplam 5 ayrı dava bulunduğunu, anılan davalara konu taşınmazların bu dava konusu taşınmazlar ile aynı olduğunu, söz konusu davaların tamamının kabul edildiğini, diğer davalı ... tarafından tüm ödemelerin sabit olduğunu, davalıların kardeş olmadığını belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kardeşi olduğu için İİK 280 md. gereğince tanışıklığın ispatlandığı ve yine misli fark göz önüne alındığında asıl ve birleşen davalar yönünden ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmaz hisselerini devralan davalı 3.kişi ... davalı borçlu ...'ın oğlu olup, İİK'nun 280/1 maddesi gereğince borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına, mahkemece aynı dava konusu taşınmazlarla ilgili tasarrufun iptaline karar verilen İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/6 E., 2019/239 K. sayılı dosyası ile bu dosyada tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Davalı (...):
16.224,00 TL 0.H.
4.056,00 TL P.H.
12.168,00 TL Kalan