İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 ... Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/73 Esas, 2019/393 ... kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun (5237 ... Kanun) 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi delaletiyle 5271 ... Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 5237 ... Kanun'un 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2019/2158 Esas, 2021/480 ... kararı ile,
a) Hüküm fıkrasının 1. bendindeki, "Sanık ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanması için kamu davası açılmış, yapılan yargılamada üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmüş ise de; sanığın gönüllü olarak teslim olup örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi nedeniyle hakkında TCK 221/4-1 inci cümle maddesi ve CMK'nın 223/4-a. maddeleri uyarıca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine, "Sanık ...'nın, hakkında soruşturma açılmadan önce adli makamlara başvurarak samimi anlatımlarda bulunması ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak konusundaki talebi de göz önüne alınarak TCK'nın 221/2 nci madde ve fıkrası gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına" ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesi;
b) "CMK'nun 327 nci maddesindeki düzenleme gözetilerek İlk Derece Mahkemesi aşamasında yapılan 46,35 TL yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılması gerekirken, sanıktan tahsiline" karar verilmiş olmasının kanuna aykırı olduğu, bu yanlışlığın düzeltilmesinin de yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından istinaf edilen mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4 üncü maddesinde yer alan; "Bu dava için yapılan 3 adet posta gideri 17,65 TL, 2 adet çağrı gideri 28,70 TL olmak üzere toplam 46,35 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine, "CMK'nın 327/1 inci madde ve fıkrası hükmü gözetilerek yargılama giderinin hazine üzerine bırakılmasına" ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesi,
suretiyle, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.07.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;

2. Sanığın atılı suçu işlediğinin kesin olarak ispat edilemediğine;

3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir.

Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin, sanığın atılı suçtan ilk kez yakalandığı tarih olan "23.10.2017" yerine “04.10.2017” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı sanık müdafii tarafından sanık lehine istinaf talebinde bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince kararın sanık lehine değiştirildiğinin anlaşılması karşısında, sanıktan tahsiline karar verilmesi gereken yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin kararlarında eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükmün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemesinde, kolluk birimine kendiliğinden giderek etkin pişmanlıkta bulunduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 ... Kanun'un 221/4-1 inci cümle maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2019/2158 Esas, 2021/480 ... kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde hükmün 1 inci fıkrasında "TCK 221/2" ibaresinin çıkartılarak yerine "5237 ... TCK'nın 221/4-1 inci cümle" ibaresinin yazılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.