SUÇLAR: Kasten öldürme, kasten yaralama, tehdit
Sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık hakkında kasten öldürme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2020/341 Esas, 2022/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Katılan ...'e yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/1249 Esas, 2022/1311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, haksız tahrikin varlığına, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ... ve maktuller ... ile ...'nin .........ilçesi ......., Mahallesinde ikâmet ettikleri, katılan ...'in ise bu mahallede bulunan caminin imamı olduğu, maktuller ... ve ...'nin aynı zamanda kardeş oldukları, sanık ile maktullerin mahallede bulunan caminin cemaati oldukları, aynı mahallede oturmaları ve aynı caminin cemaati olmaları sebebiyle birbirlerini tanıdıkları,
olaydan yaklaşık 6-7 ay önce camide iken sanık ... ile maktul ...'in caminin doğalgaza çevrilmesi ile alakalı yüksek sesle konuşarak tartıştıkları, yine aynı tarihlerde maktul ... ile sanık ...'nın maktul ...'nin cami derneğinde görev yapması meselesi ile ilgili olarak tartıştıkları, tartışma sırasında ...'nin ...'nın elinden tutarak; "Gel sana yaptığım yeri göstereyim." dediği, bu şekilde ikisinin beraber caminin içinden yürüyerek kapıya doğru çıktıkları, ancak dosyadaki tanık anlatımlarına göre ...'nin ...'yı zorla sürüklemesi gibi bir durumun olmadığı, ikisinin beraber yürüyerek camiden dışarı çıktıkları, tanık anlatımlarına göre maktuller ile sanık arasında yalnızca bu şekilde belirtilen tartışmanın olduğu başkaca olumsuz bir hadisenin yaşanmadığı, olay günü ise katılan ... ile maktul ...'in birlikte muhabbet ederken maktul ...'nin de oraya geldiği, caminin tadilat işiyle ilgili aralarında konuşmaların olduğu, sonrasında cami cemaatinden olan...isimli kişinin kalp krizi geçirdiğini öğrenmeleri üzere ....., ... ve ...'nin de oraya gittikleri, bu esnada evinden çıkan sanık ...'nın komşusu olan...isimli kişinin kalp krizi geçirdiğini duyması ile orada bulunan kalabalığın yanına gittiğinde ... ve ...'yi gördüğü, müşteki ... ile ilgilenmeye çalışırken sanık ...'nın ...'e, ... ve ...'yi kastederek; "Bunları buradan al git!" dediği, ...'in de ... ve ...'e eliyle dokunarak; "Haydi buradan gidelim." dediği, ...'in; "Niye gidiyoruz, burası onun babasının malı mı?" demesi üzerine sanık ...'nın üzerindeki tabancayı çıkararak önce ...'e sonrasında ise ...'ye hedef almak suretiyle birer el ateş ettiği, her iki merminin de ayrı ayrı isabet ettiği maktullerin yere düştükleri, sanığın maktullere ateş ederken maktuller ile arasında yaklaşık 2-2,5 metre mesafenin olduğu, maktullerin de yan yana oldukları, atışlar üzerine maktuller yere düştükten sonra sanığın bu kez müşteki ...'in yanına giderek silah doğrultarak yere yat dediği ve; "Kelime-i şehadet getir!" şeklinde konuştuğu, ...'in iki dizi üzerine çömeldiği, ellerini yukarı kaldırdığı ve sanığa; "Sakin ol, yapma!" dediği, sanığın silahı doğrultur vaziyette şikâyetçinin üzerine doğru gittiği, tekme ile vurduğu, sanığın daha sonra ayakları ile sırt ve göğüs bölgesine vurmaya devam ettiği, sonrasında ayağa kalktığı, daha sonra sanığın elinde bulunan silahın kabzası ile ...'e vurmaya devam ettiği, orada bulunan ve mahkeme evresinde tanık olarak dinlenen kişilerin sanığa; "Yapma!" diyerek bağırdıkları, daha sonra sanığın tekrar ... ve ...'nin yanına gelerek ayağı ile onlara vurarak; "Siz ölmediniz mi?" diye mırıldandığı, o esnada ...'in ortamdan ayrıldığı, yine bu esnada sanığın eşi olan Cevriye'nin oraya gelerek ve ...'ya bağırarak; "Ne yaptın sen?" diye söylendiği, sonrasında sanık ...'nın evine giderek aldığı arabası ile olay yerinden kaçtığı, iki gün sonra da kolluk kuvvetlerine teslim olduğu kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. 14.08.2020 tarihli otopsi tutanağına göre; "Maktul ...'in kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot ve vertebra kemik kırıkları ile birlikte, iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu," belirtilmiştir.
4. 25.09.2020 tarihli otopsi tutanağına göre; "Maktul ...'nin kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına kemik kırıkları ile birlikte, iç organ yaralanması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olabileceği," belirtilmiştir.
5. İstanbul Adlî Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin, 16.06.2021 tarih ve 40968900-101.01.02-2021/72414 sayılı raporuna göre sanığın kendisinde ceza sorumluluğunu etkileyecek veya ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı tespit edilmediği, ceza sorumluluğunun tam olduğu belirtilmiştir.
6. Olay yeri krokisi, olay yeri görgü tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu formu, kolluk tutanakları, uzmanlık raporları, adlî tıp raporları, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın cezai ehliyetine ilişkin alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktullerden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan bir söz veya davranış bulunmadığı, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, hükmedilen cezaların niteliğine göre cezanın bireyselleştirilmesi kapsamındaki lehe hükümlerin uygulama olanağının bulunmadığı, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1. Sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık hakkında kasten öldürme suçlarından verilen hükümler yönünden gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/1249 Esas, 2022/1311 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.