İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2017/163 Esas, 2019/250 ... Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2019/1528 Esas, 2021/518 ... Kararı ile duruşmalı inceleme sonrasında sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak, 5237 ... Kanun'un 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkraları delaleti ile 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 ... ... Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile mahkumiyet kararı verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.06.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; tanık beyanın sanığın aleyhine olmadığına, gizli tanık ifadesini tek başına hükme esas alınamayacağına, Bank ... hesapları ile ilgili alınan bilirkişi raporunun da sanık lehine olduğuna, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan beraat hükmünün yerinde olduğuna, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; tanık beyanı, Bank ... bilirkişi raporu, dernek ve sendika üyeliklerine dair kayıtlar ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, atılı suç yönünden elde edilen tek somut delilin gizli tanığın anlatımları ve bu tanıktan elde edilen veriler olduğuna, 5726 ... tanık Kanun'un 9/8 inci maddesine göre, gizli tanık beyanının tek başına hükme esas teşkil edemeyeceğine, ilk derece mahkemesinin sanık hakkında verdiği hükmün usul ve yasaya uygun olduğuna, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın duruşma açılıp kaldırılarak sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili ... ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri dairemizin 2015/3 esas ... kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşrutiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek;
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 ... Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilmeyeceği, örgüt talimatı doğrultusunda, örgüte yarar sağlamak amacıyla hesap açma işlemlerinin yapıldığının ortaya konulması gerekliliği ve silahlı terör örgütüne yardım suçunu işleyen kişilerin örgüt mensubu gibi cezalandırılacağı hususu da gözetilerek yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsamına göre somut olayda; mahkeme kabulünde de yer aldığı şekliyle Bank ... bilirkişi raporuna göre sanığın hesabında örgüt liderinin talimat döneminde azalış olduğu, bu haliyle örgüte yardım kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, gizli tanık anlatımı tek başına atılı suçun sübutu için yeterli olmadığı, toplanan sair delillerin de sanığın mahkumiyetine ... nitelikte olmadığı değerlendirildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın mahkumiyetine dair hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemler yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2019/1528 Esas, 2021/518 Karar ... kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.