Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 12.12.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı konfederasyonun genel başkanına, davalı ... nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı aracın tahsis edildiğini, 05.03.2016 tarihinde başkan makam şoförü olarak istihdam edilen dava dışı ........,'nin sevk ve idaresinde bulunan aracın tek taraflı kazaya karıştığını, kazanın gerçekleştiği sırada ........nin yanında yolda kendisine eşlik etmesi için abisi .......,'nin de bulunduğunu, kaza anında sürücü .......,'nin çok korktuğunu, şoka girdiğini, can güvenliği sebebi ve çok geç bir saat olmasının da etkisi ile ne yapacağını bilemez halde olay yerinden abisi ile birlikte ayrıldığını, trafik ekiplerince maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı hazırlandığını, kazadan bir kaç saat sonra makam aracı şoförü .......,'nin polis merkezi amirliğine ifade verdiğini, ardından hastanede muayene olduğunu, yapılan muayene sonucu şoförün kanında herhangi bir yabancı madde, uyuşturucu ya da alkol tespit edilemediğini, daha sonra yetkili servise çekilen araçta 190.636,44 TL hasar tespit edildiğini, davalı tarafa yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, sigorta tahkim komisyonunca yaptırılan bilirkişi incelemesi ve değerlendirmeler sonucu 165.000,00 TL tazminatın davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, sigorta şirketince söz konusu karara karşı yapılan itiraz sonrası, davacıya tazminat ödenmesine ilişkin kararın tahkim sisteminden çıkma nedeniyle kaldırıldığını belirterek 165.000,00 TL hasar bedelinin 26.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Davanın açıldığı Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi ve devamında Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Ankara 10. Tüketici Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluşmuş, Ankara Bölge Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/955 Esas sayılı ve 20.06.2019 tarihli kararıyla Ankara 10 Tüketici Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sigorta devam ederken dava dışı sürücü İbrahim Yerli'nin sevk ve idaresinde iken tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, meydana gelen kaza sonrası sürücü .....,nin olay yerini terk ettiğinin her iki tarafın da kabulünde olduğu, davacı her ne kadar sürücü ........,nin kaza anında şoka girdiğini ve can güvenliği korkusu ile olay yerini terk ettiğini iddia etmiş ise de sürücünün kollukta verdiği ifadesinde can güvenliğinden bahsetmediği, kendisinin yaralanmadığını söylediği, ayrıca kazadan hemen sonra ........,'i arayarak durumunu anlattığını beyan ettiği, bu durumda şoka girmiş olduğu iddiasının dayanaksız kaldığı, zira bu durumun sürücünün ambulansı ve polis ekiplerini arayabilecek durumda iken arkadaşını aradığı sonucunu doğurduğu, ayrıca kaza sırasında sürücünün yanında olduğu beyan edilen......,'nin de kaza sonrası önemli bir rahatsızlığının olmadığı ve kaza saatinden yaklaşık 11 saat sonra hastaneye gidildiği, kazanın meydana geldiği mevkinin şehir merkezi oluşu da dikkate alındığında yine araç sürücüsünün can güvenliği kaygısına kapılıp olay yerini terketmesini gerektirecek bir durum olmadığı, hal böyle olunca davacının sigortalı araç sürücüsünün olay yerini zaruret nedeniyle terk ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesi uyarınca talebin teminat dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazadan sonra davacı kurum başkanının makam aracı şoförü olan İbrahim Yerli'nin yaşadığı kazadan dolayı ne yapacağını bilemediğinden aynı görevi yaptığı makam aracı şoförü ve arkadaşı olan...i aradığını söyleyerek kaza anında yaşadığı şoku, dehşeti, çaresizliğini ifade ettiğini, sürücünün herkes tarafından bilinen davacı kurumun başkanının makam aracını kullanan ve bu sorumluluğu alan bir kişi olarak kazanın şiddeti ile ve kaza sebebiyle o anki ruh halinin verdiği korku ve endişe ile psikolojik olarak benzerlik kurduğu, aynı işi yaptığı çalışma arkadaşı, kurumun diğer personeli olan...e haber verdiğini, yaşadığı tramvatik durum nedeniyle olay yerinden uzaklaştığını, kazadan sonra yaşadığı korkuyu tam atlamamış olsa da hastaneye giderek muayene olduğunu, muayene sonucunda kanında herhangi bir yabancı madde, uyuşturucu ya da alkol tespit edilmediğini, Sigorta Tahkim Komisyonunca taleplerinin kabul edilmesine rağmen davalı şirketin tahkim sisteminden çıkma talebi üzerine tahkim üye şirketler arasından çıkarılmış olduğundan tazminat kararının kaldırılmasına karar verildiğini, maddi zararın zamanaşımına uğramaması için işbu davanın açıldığını, mahkemece olay yerinde keşif yapılmaksızın karar verildiğini, mahkemece sürücünün içinde bulunduğu korku ve endişe durumunun iyi değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, sürücünün yaşadığı şoku, korkuyu, dehşeti ve çaresizliğini abisinin yaralanmış olmasının daha da arttırdığını, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, bilirkişilerin görevlerini aşarak hukuki değerlendirme yaptıklarını, mahkemece de bu hukuki değerlendirmenin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin teminat dışı bırakılma ve poliçeyi iptal gerekçesini ispatlayamadığını, davalı tarafından hazırlatılan araştırma raporunun gerçek dışı olduğunu, davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının yükümlülüklerine aykırı davrandığını belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı her ne kadar sürücü ibrahim Yerli'nin kaza anında şoka girdiğini ve can güvenliği korkusu ile olay yerini terk ettiğini iddia etmiş ise de sürücünün kollukta verdiği ifadesinde can güvenliğinden bahsetmediği, kendisinin yaralanmadığını söylediği, araçta bulunan abisi Murat Yerli'nin ise hafif şekilde yaralandığı, sürücünün kazadan hemen sonra...i arayarak durumunu anlattığını beyan ettiği, ........,in de kollukta vermiş olduğu ifadesinde sürücü İbrahim Yerli'nin kendisini arayarak "kaza yaptık, yaralı şahıs yok, şu anda işlerimiz var, acele olarak aracın başına gel ve gereken neyse yap" diyerek telefonu kapattığı ve olay yerinden başka bir araçla ayrıldığı, bu durumda şoka girmiş olduğu iddiasının dayanaksız kaldığı, zira bu durumun, sürücünün ambulansı ve polis ekiplerini arayabilecek durumda iken arkadaşını aradığı sonucunu doğurduğu, ayıca kaza sırasında sürücünün yanında olduğu beyan edilen .......,nin de kaza sonrası önemli bir rahatsızlığının olmadığı ve kaza saatinden yaklaşık 11 saat sonra hastaneye gidildiği, yine araç sürücüsünün can güvenliği kaygısına kapılıp olay yerini terketmesini gerektirecek bir durum olmadığı, hal böyle olunca davacının sigortalı araç sürücüsünün olay yerini zaruret nedeniyle terk ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından somut uyuşmazlığın Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesi uyarınca talebin teminat dışında kaldığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan sigortalıya ait araçta meydana gelen hasar talebine ilişkindir.

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409,1446,1453 ve1459 uncu maddeleri, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5 maddesi 5.10 bendi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.