Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ile 160 ada 8 parsel, 159 ada 2 parsel, 160 ada 4 parsel ve 245 ada 2 parsel sayılı taşınmazları satın aldığını, satış bedelini ödediğini, davalıların taşınmazı devretmediğini belirterek; dava konusu 159 ada 2 parsel, 160 ada 4 parsel, ve 245 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazların dava tarihindeki rayiç bedelinin davalıdan alınarak yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 05.11.2014 tarihli dilekçe ile ... aleyhine açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
3. Davacı vekili 20.03.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.327.368,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek mevduat faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
1. Davalı ... ve ... vekili; sözleşmeye konu payın elbirliği mülkiyetine tabi olduğunu, bu nedenle tescil isteminde bulunulamayacağını, alacak ve tazminat talebinin de zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; tescil isteminin taşınmazlar elbirliği mülkiyetine tabi olması nedeniyle mümkün olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmeden tazminat talebiyle karşı karşıya bırakılmasının mümkün olmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazların davalılarla birlikte dava dışı kişiler adına iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre tapuya tescilli olduğu, davacının elbirliği rejimine bağlı paydaşlar arasında yer almadığı, bu durumda ifa imkansızlığı bulunduğundan tapu iptal ve tescil isteminin dinlenme olanağı bulunmadığı, davanın terditli olarak tazminat istemli olarak açıldığı, taşınmazın dava tarihi itibarıyla gerçek değerinin tespitiyle davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının davasının davalılardan ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davacının davaya konu 4 parça taşınmaz yönünden tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili; taşınmazların dava tarihindeki bedellerinin müvekkiline ödenmesi yönündeki karar doğru ise de, anılan taşınmazların değerlerinin son derece düşük belirlenmekle hak kaybı oluşmasına yol açıldığını, mahkemece 3. heyetin raporuna dayanarak 924.377,61 TL'nin paylarına göre davalılardan tahsiline karar verildiğini, doğruya en yakın raporun ikinci heyet olan ... ..., ... ve (Muhalefet Şerhli) ... tarafından hazırlanan rapor olduğunu, ortaklığın giderilmesi davasında aynı yerlerin 2008 yılı değerlerinin 800,00 TL/m² belirlendiğini, aynı yerlerin değerinin 7 yıl sonra kat kat fazla olması gerekirken düşük belirlenmesinin olanaksız olduğunu, bu bölgede halen m² fiyatlarının 10.000,00 TL'nin üzerine çıktığını belirtterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ...'nın ölü olduğu mirasçıları ifadesinin yeterli olmadığı açıkça mirasçılarının gösterilerek hüküm kurulması gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının davalılardan ... mirasçıları sıfatıyla ..., ..., ..., ... ve ... yönünden feragat nedeniyle reddine, tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davanın tazminat talebi bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapı iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 nci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100.00 TL'nin davacıdan alınarak, davalılardan ...'na verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.