Esastan ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının tuğla üretimi yapan davalıdan tuğla satın almak için toplamı 537.000,00 TL olan çekler verdiğini, cari hesap alacağına karşılık davalı tarafça fatura dökümü yapılan tuğlaların tamamının davacıya teslim edilmediğini, teslim edilen malların toplamının 168.774,31 TL olduğunu, davalı taraftan bakiye alacaklarının 368.712,49 TL olduğunu, bakiye borç sebebiyle başlatılan takibin davalı itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalı tarafından Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/29741 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhinde açılan icra takibinin haksız olduğunu, tarafların mal alışverişinde bulunduğunu, davalı şirketin davacı taraf ile yapmış olduğu ticaret neticesinde üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, malların tamamının davacıya teslim edildiğini, malların teslim edildiği hususunun ticari defterler kayıtları, mal teslimine ilişkin her türlü evrak ve tanık beyanları ile ispatlandığını, davacının iddialarının aksine müvekkili şirkete borçlu olduğunun davacının kabul ettiği 31.12.2017 tarihli mutabakat mektubu ile ispatlanacağını savunarak davanın reddi ile icra takibinin iptaline, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların yasal defter kayıtlarında yer alan kendi aralarında düzenlendiği, alış ve satış faturaları, ödemeler ve tahsilatlar birlikte değerlendirildiğinde davacının alacağının 53.464,36 TL olduğu raporda belirtilmiş olup söz konusu raporun usul ve yasaya uygun olarak hazırlanması ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce hükme dayanak alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Kocaeli 8. İcra Müdürülüğünün 2018/29741 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 53.464,36 TL üzerinden devamına, hüküm altına alınan 53.464,36 TL üzerinden hesaplanacak %20 İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlayla ilişkin talebin reddine, davalının mahsup talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı firmadan 368.712,49 TL alacaklı olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalı olduğunu, dosyaya sundukları tüm belge, defter ve sair deliller incelendiğinde davacının cari hesap alacağının 368.712,49 TL olduğunu açıkça görüldüğünü ancak yerel mahkeme bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazları dikkate almadan eksik ve hatalı hazırlanmış olan bilirkişi raporu hükme esas alarak davacının alacak miktarının 53.464,36 TL olduğuna karar verildiğini belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi uyarınca; eksiksiz ve usulüne uygun tutulan, açılış ve kapanış tasdikleri yapılan ve birbirini teyit eden ticari defterler sahibi lehine delil olacağından taraf defterleri de bu koşulları sağlamadığından mutabakat mektubu tarihi olan 31.12.2017 tarihinden önceki defter kayıtları alacak borç ilişkisinde dikkate alınmaması gerektiği, 31.12.2017 tarihli mutabakat mektubu uyarınca davacının alacak miktarı 99.642,55 TL olup bu tarihten sonra davalının düzenlediği 46,764,99 TL fatura bedeli mahsup edildiğinde davacının 53.464,36 TL alacaklı olduğu, ilk derece mahkemesince davanın bu miktar üzerinden kabulüne, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve davalının mahsup talebinin aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle taraflardan birinin katlandığı bazı yükümlülüklerin ya da elde ettiği bir kısım semerelerin diğer tarafın alacağından indirilmesi talebini içermediğinden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Uyuşmazlık, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.