Kısmen kabul

Taraflar arasında iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ilamda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılardan ..., ... Petrol İn. Haf. Taah. San. Tic. ve Tur. Ltd Şti ile ... İnşaat Tic ve San A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiş, davacı ... vekili de iş bu temyiz başvurularına katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunmuş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Davacı ... vekili asıl dava dosyasının 11.10.2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu ...'ın 02.08.2010 tarihli iş kazasında vefat etmiş olması nedeniyle davalı olarak ..., ... ... Ltd Şti ve Karayolları Genel Müdürlüğünü davalı olarak göstermek suretiyle destekten yoksunluk tazminatı olarak fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı ... vekili birleşen 2010/348 Esas sayılı dosyasının 05.11.2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle bu sefer ... İnşaat ... Ltd Şti'ni davalı olarak göstermek suretiyle destekten yoksunluk tazminatı olarak fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.

3. Davacı ... vekili asıl ve birleşen 2010/348 Esas sayılı dosyalarda davalılardan talep ettiği maddi tazminat istemini 13.12.2012 tarihli dilekçesiyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 16.286,99 TL'ye artırmıştır.

4. Davacı ... vekili son bozma kararından sonra açtığı ve asıl dosya ile birleşen 2018/493 Esas sayılı dosyanın 30.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle davalı olarak ... .... Ltd Şti, ... İnşaat ... Ltd Şti ve ...'ı davalı olarak göstererek önceki maddi istemlerine ek olarak 30.512,30 TL maddi tazminatın iş bu davalılardan kaza tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiştir.

5. Davacı ... vekili asıl dosya ile birleşen 2011/166 Esas sayılı dosyanın 08.04.2011 tarihli dava dilekçesinde aynı iş kazası nedeniyle oğlu Rahmi Çandar'ı kaybetmiş olmakla davalı olarak ..., ... ... Ltd Şti, ... İnşaat... Ltd Şti ve Karayolları Genel Müdürlüğünü davalı olarak göstererek destekten yoksunluk tazminatı olarak fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.

6. Davacı ... vekili 05.09.2012 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini 17.850,11 TL'ye artırmıştır.

Davalıların sunmuş oldukları cevap dilekçeleri ile davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.

A) İlk Mahkeme Kararı
Mahkemenin 31.01.2013 tarih ve 2010/331 E-2013/30 K sayılı kararında özetle; "Davacıların ... aleyhine açmış oldukları davaların ayrı ayrı reddine, Davacı ...'in davasının maddi tazminat yönünden kabulü ile, 17.857,11 TL'nin dava tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, Davacı ...'in manevi tazminat yönünden davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat yönünden davasının kabulü ile 16.286,99 TL'nin dava tarihi olan 11.10.2010 tarihinden itibaren (davalı ... yönünden 05.11.2010 tarihinden) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, davacı ...'ın manevi tazminat yönünden davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL nin dava tarihi olan 11.10.2010 tarihinden itibaren (davalı ... yönünden 05.11.2010 tarihinden) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

B) İlk Bozma Kararı
Kararın davacılardan ..., davalılardan ... ... Ltd. Şti., ... İnşaat ... Ltd Şti vekilleri ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 22.10.2013 tarih ve 2013/10960 E- 2013/18939 K ile "Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir. Yapılacak iş; davacılara iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmaları, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yapmak, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacılara Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için önel verilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçeleriyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

C) İkinci Mahkeme Kararı
Mahkemenin 28.03.2018 tarih ve 2014/121 E, 2018/266
K sayılı kararında özetle; "Asıl ve Birleşen Davalarda Davalı KGM aleyhine açılan davaların reddine, asıl davada; davacı baba ... lehine 16.286,99 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle Davalı .... Şti. ve davalı ...’dan tahsiline, maddi tazminat yönünden davacının fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, Birleşen (2010/348) Esas sayılı dosyada davacı baba ... lehine aynı miktarda maddi ve manevi tazminatın faiziyle iş bu dosya davalısı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nden tahsilde tekerrür olmamak ve diğer davalılar da müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla tahsiline, bu davalı yönünden de davacının maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, birleşen (2011/166) esas sayılı dosyada ise davacı anne ... lehine 17.850,11 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle Davalı ..., ...’nden ve davalı ...’dan tahsiline, maddi tazminat yönünden davacının fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir"

C) İkinci Bozma Kararı
Kararın davacılar ..., ... ve davalılardan ... ... Ltd. Şti., ... İnşaat ... İle Ltd Şti vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 18.02.2020 tarih ve 2019/134 E- 2020/921 Kararında özetle "Her ne kadar maddi tazminatın hesabında dairemizce kabul edilmeyen TRH 2010 tablosu esas alınmak suretiyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutularak karar verilmiş ise de bu hususa ilişkin açık temyiz olmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmamak temyiz edenlerden davacı ... vekili ile davalılardan ... Ltd. Şti. ile ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekillerinin tüm, davacı ... vekilinin ise sair temyiz itirazları reddolmak suretiyle

a) Davalı ... Müdürlüğünün kendi asıl işlerinden olan yol yapım işini ihale ile bir şirkete vermesi onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da sorumluluktan kurtarmayacağı, bu durumda kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da Kurum alt işverenin (taşeronun) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulması,

b) Davacı baba lehine takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu,

C)Mahkemece yargılama gideri hesabında davacı tarafından yatırılan harcın hesaba dahil edilmeden hükmedilen karar ve ilam harcından mahsubuyla aleyhine karar verilen davalılardan tahsili, vekalet ücreti yönünden ise maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretleri takdir edilerek, reddolan manevi tazminatın üzerinden takdir edilecek vekalet ücretinde ise kabul edilen kısımı geçmeyecek şekilde davalılar lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu hususta hatalı karar verildiğine" işaretle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; asıl davada davacı baba ... lehine 16.286,99 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, maddi tazminat yönünden davacının fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, Birleşen 2010/348 Esas sayılı dosyada; aynı tazminat miktarlarının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı Kızılırman İnşaat...Ltd Şti'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline,azlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, Birleşen 2018/493 Esas sayılı dosyada Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 30.512,30 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Birleşen 2011/166 Esas sayılı davada davacı ana ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 17.850,11 TL maddi tazminatın ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi hakların saklı tutulmasına, dair karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ... Petrol İn. Haf. Taah. San. Tic. ve Tur. Ltd Şti ile ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş davacı ... vekili de iş bu temyiz başvurularına katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

1.Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; Asıl işveren olarak kabulünün ve kusurlu bulunmasının hatalı olduğunu, anne ve babaya ayrılan destekli paylarının fazla olduğunu, annenin yeni evliliğinden dünyaya gelen çocuğundan destek olgusunun değerlendirilmesi gerektiğini, anneye bağlanan gelirin hesapta dikkate alınmadığını, harçtan muaf olduğu halde sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Petrol İn. Haf. Taah. San. Tic. ve Tur. Ltd. Şti. vekili özetle; müvekkiline husumet atfı ve kusur tayin edilerek sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, müteveffanın işvereni olan Asgültekin İnşaat Ltd.şti.'nin de sorumluluğu yönünden rapor alınmaması hatalı olup, eksik kusur değerlendirmesi yapıldığını, kazada asli kusurun davacılar desteği sigortalı olarak kabulü gerektiğini, davacıların tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, karardaki yargılama gideri ve vekalet ücreti hatalarının düzeltilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... İnşaat Tic ve San A.Ş. vekili dilekçesinde özetle; asıl alt işveren ilişkisi olmadığnı, İşin denetiminin dava harici, sigortalının işvereni As Gültekin şirketinde olduğunu, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat istemlerinin fahiş olup desteklik olgusunun ispatlamadığı gibi anne ve babaya ayrılan desteklik paylarının da yüksek olduğunu, kusur oranlarının yerel mahkemece yeterli araştırma yapılmadan belirlendiğini, birleşen dava dosyasında reddedilen manevi tazminat yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu,

4.Davacı ... vekili katılma yoluyla temyizinde özetle; AAÜT'ne aykırı olarak reddedilen manevi tazminat talebi ilgili olarak, davacılar lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmişken, davalılar lehine 9.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yazım hatası olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Temyiz incelemesi açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, ile usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uymakla oluşan usuli kazanılmış haklara ve maddi hata teşkil eden ve mahkemece tespit edilen bozma ilamındaki hatanın taraflar lehine usuli kazanılmış hak teşkil edemeyecek olmasına göre temyiz eden tarafların temyiz kapsam ve nedenlerine göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

A) Usuli kazanılmış haklar yönünden:

1.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)

2.Temyizce bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde bozulan kararın bozma sebeplerinin şümulü dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş,sayılması, davaların uzamasını önlemek maksadıyla kabul edilmiş çok önemli bir usuli hükümdür. Bir cihetin bozma kararının şümulü dışında kalması da iki şekilde olabilir. Ya o cihet, açıkça bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş fakat dairece itiraz reddedilmiştir, yahut da onu hedef tutan, bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın Temyiz Dairesince incelendiği sırada dosyada bulunan yazılardan onun bir bozma sebebi sayılması mümkün bulunduğu halde o cihet dairece de bozma sebebi sayılmamıştır. Her iki halde de o konunun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararına mahkemece uyulmuş olması, taraflardan birisi lehine usuli bir müktesep hak meydana getirir ki, bu hakkı ne mahkeme, ne de Temyiz Mahkemesi halele uğratabilir. Zira umumi müktesep hakkın tanınması amme intizamı düşüncesiyle kabul edilmiş bir esastır. (04.02.1959 gün ve 1957/13 E- 1959/5 K sayılı YİBK).

3. Somut olayda ilk derece mahkemesince verilen 31.01.2013 tarihli ilk kararın davacı ..., davalılardan ... ... Ltd. Şti., ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekilleri ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 22.10.2013 tarih ve yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla iş kazasının SGK yönünden tespiti giderek kısa vadeli sigorta kolundan gelir bağlanması yönlerinden kararın bozulduğu yargılamanın devamında bozma kararına uyularak verilen 28.03.2018 tarihli ikinci kararda da ilk kararda olduğu gibi asıl ve birleşen davada hüküm altına alınan tazminat alacaklarından ... sorumlu tutulmamış iş bu karar asıl dosya davacısı ..., birleşen dosya davacısı ... ile davalılardan ... ... Ltd. Şti., ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 22.10.2013 tarih ve yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla usuli kazanılmış haklar (mahkemenin ilk kararının temyiz edilmemiş olması nedeniyle) birleşen dosya davacısı ... ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılar ... ... Ltd. Şti., ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekillerinin temyiz itirazlarının tamamının, asıl dosya davacısı ... vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile; Karayolları Genel Müdürlüğünün asıl işveren olarak kabulü, ... lehine manevi tazminatın azlığı, harç ve vekalet ücretlerinin usul ve yasaya aykırı olmasından kaynaklı kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bu açıklamalar doğrultusunda birleşen dosya davacısı sigortalının annesi ... tarafından Mahkemece verilen 31.01.2013 tarihli kararı temyiz etmemiş olmakla, iş bu ilk kararda hüküm altına alınan tazminat miktarlarının tazminat tavanını oluşturup, bu miktarın aşılamayacağı ayrıca anılan hükümde ve akabinde verilen 28.03.2018 tarihli hükümde de ... tazminattan sorumlu tutulmamış olmasına ve iş bu davacı vekilin verilen ikinci karara karşı temyiz isteminin ilk karara temyize gelmemiş olmakla usuli kazanılmış haktan tamamen reddolmasına göre, birleşen dosyanın davacısı ...'in iş bu 15.12.2021 tarihli kararı temyize gelen taraflar yönünden 31.01.2013 tarihli kararda yazılı miktarlar yönünden usuli kazanılmış hakka uygun bir karar tesisi gerekirken, yazılı şekilde Karayolları Genel Müdürlüğünün anılan birleşen dosya davacısının tazminat alacaklarından sorumluğuna hükmedilmesi, maddi tazminat hükmünde fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulması hatalı olmuştur.

B) Hükmün yazımı ve kapsamı yönünden;

1. Ayrıca 6100 sayılı H.M.K'nun 110 ve 297 nci maddeleri (özellikle bu son maddenin 1/b fıkras) bir bütün olarak değerlendirildiğinde; karar yazımında karar başlık ve içeriğinde her bir davanın davacı ve davalılarının ayrı ayrı belirtilmesi gerektiği açıktır.

2.Nitekim mahkemece hüküm fıkrasında anılan düzenlemelere uygun şekilde her bir dava için ayrı ayrı hüküm tesis edilmekle beraber, tazminat sorumlusu olan davalıların hüküm fıkrasında o dosyanın davalıları olarak yazım yoluna gidildiği, bu durumda anılan davanın davalıların tespiti için ise müracaat edilecek olan karar başlığında ise asıl ve birleşen davaların davacıları ile davalılarının ayrı ayrı gösterilmemiş olması karşısında bu durumun açıkça hükmün infazında tereddüt ortaya çıkaracak mahiyette olduğu anlaşılmaktadır.

3. O halde mahkemece yapılacak iş gerekçeli kararda başlık ve hüküm kısmında davanın tarafı olan davacılar ile davalıların ayrı ayrı belirtilerek hükmün infazında tereddüte mahal vermeyecek şekilde karar yazımıyla sonuca gitmekten ibarettir.

C) Yargılama giderleri yönünden;
1.6100 sayılı HMK'nun 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin neler olduğu HMK 330.maddesi kapsamında vekalet ücretinin kimin lehine hüküm altına alınacağı HMK 332 nci maddesi kapsamında ise yargılama giderlerine re'sen hükmedileceği ve sorumluluğun belirlenmesine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Vekalet ücretinin takdir ve tespitinde dikkate alınacak husus ise karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'dir.

2. Somut olayda yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre asıl davada ve birleşen 2010/438 esas sayılı davada manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü kapsamında; davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarının anılan tarifenin 10/2.maddesine aykırı olacak şekilde geçer mahiyette davalılar lehine vekalet ücreti tesisi giderek, yazımda hataya düşülerek davalılar lehine takdir edilmiş vekalet ücretinin de davacı lehine takdir edildiği şekilde hüküm tesisi, ayrıca birleşen 2011/166 Esas sayılı davada davanın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesine karşın iş bu dosya davalıları lehine kısmen redden ayrı ret vekalet ücreti takdir edilmemesi, ayrıca davacı ... vekili ile davalı ... İnş....Ltd. Şti. vekillerinin maddi hatanın tashihi istemli dilekçelerinin de bu kapsamda değerlendirilmemiş olması da hatalı olmuştur.

3. Öte yandan davalı ... Müdürlüğünün harçtan muaf olmasına karşın karar ve ilam harcından sorumluluğu doğacak şekilde hüküm tesisi de hatalı olmuştur.

4. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

5. O halde, temyiz eden taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilmeli ve Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır.

Açıklanan sebeplerle

1. HUMK'nun 428 inci maddesi gereğince temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazları nedeniyle Mahkeme kararının BOZULMASINA,

2. Temyiz edenler tarafından peşin olarak yatırılan temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,

3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.