Suçtan zarar gören Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu yapılan ön incelemede tespit edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ceylanpınar Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan ... vekilinin temyiz istemi sanığın katılan idareye ait taşınmaz üzerine bina inşaa ettiğinin sabit olduğuna, katılan idarenin kamu gücü olması nedeniyle beraat kararı verildiğine, katılan idarenin KHK'ya tabii olup iktisadi bir teşekkül olduğuna, 5841 sayılı Kanun'dan kamu kurumları ibaresi çıkartılmış olsa da söz konusu idarenin kamu gücü ayrıcalıklarına sahip olmadığına bu nedenle sanığın eyleminin suç olmaktan çıkarılmasının kabul edilemez olduğuna, bunun Anayasa'nın 10 uncu ve 35 inci maddesine aykırı olduğuna sanığın cezalandırılması gerektiğine vesaireye ilişkindir.
Dava konusu olay sanığın 2015 yılı mayıs ayında Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne ait Beyazkule Tarım İşletmesi arazisinde bulunan 41-43 parsel numaralı taşınmazlara kaçak yapı inşa etmek suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiasına ilişkindir.
Sanığın eyleminin hükümden önce 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile suç olmaktan çıkarıldığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
1. Suçtan zarar gören sıfatıyla açılan davadan haberdar edilmeyen, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasal yollarına başvurma hakkı ve hükmü temyiz yetkisi bulunduğunun anlaşılması karşısında; Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz dilekçesinin katılma talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek suçtan zarar gören Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün davaya katılan olarak kabulüne,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.