SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ereğli(Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/7 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılanın Temyiz İsteği
Suçun sübut bulduğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
Mahkemece "Sanık ve katılan beyanlarından da anlaşılacağı üzere her ikisi arasında olayın öncesine dayalı duygusal arkadaşlık bulunduğu, sanıkla katılanın zaman buluştukları ve araba ile dolaştıkları, bu buluşmalarında katılanın rızası dahilinde öpüştükleri, iddia olunan suç tarihinde sanığın talebi üzerine ADESE alışveriş merkezinde buluştukları, sanık ile katılanın sanığın ikamet ettiği eve gittikleri, burada sanık ve katılanın cinsel ilişkiye girdiği, ilişki neticesinde sanığın katılanın içerisine boşaldığı, bu olaydan yaklaşık 2 hafta sonra katılanın mide rahatsızlığı dolayısıyla hastaneye müracaat ettiği, yapılan tetkikler neticesinde katılanın 8 haftalık hamile olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine katılanın telefonla sanığı aradığı, ancak sanığın bebeğinden kendisinden olduğunu kabul etmediği, katılanın karnındaki bebeğin aldırıldığı, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 17/09/2012 tarih 1396 sayılı raporu ile; katılandan alınan fetüse ait DNA profilleri ve sanık ...'ya ait kan örneğine ait DNA profilleri üzerinde karşılaştırma yapıldığı ve sanık ...'nun %99,99 ihtimal ile fetüsün biyolojik babası olabileceği yönünde mütalaada bulunulduğu, sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında katılan ile kendi rızasında birçok kez cinsel ilişkiye girdiklerini, ancak iddia olunan suç tarihinde katılanı zorla eve götürmediğini, evde zorla tutmadığını, katılan ile zorla cinsel ilişkiye girmediğini söyleyerek yüklenen suçlamayı kabul etmediği, her ne kadar katılan söz konusu olayın kendi rızası hilafına sanığın zorlamasıyla olduğunu iddia ederek sanık hakkında şikayetçi olmuş ve sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; katılanın iddia ettiği olayın hemen sonrasında sanığın evinden ayrılarak kendi evine gittiği, katılanın Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaatında alınan ifadesinde olaydan sonra geçen sanıkla görüştüğünü, görüştüğü sırada sanığın arabada olduğunu, sanığı konuşmak için kendisinin çağırdığını, sanığa işi kimse duymadan aralarında bir çözüm bulmaları gerektiğini söylediğini, sanığın da herhangi bir çözüm bulmayacağını, başının çaresine bakması gerektiğini söylediğini beyan ettiği, bunun sonrasında katılanın mide rahatsızlığı nedeniyle hastaneye müracaatında hamile olduğunun anlaşıldığı, katılanın ve ablası olan tanık Selcan'ın sanığı arayarak durumu izah ettikleri, sanığın ise bu durumu kabul etmediği, bunun üzerine katılanın sanık hakkında kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiği ve hürriyetinden alıkoyduğu iddiasıyla şikayetçi olduğu, katılanın beyanlarında sanığın kuzeni olduğunu söylediği tanık ...'in alınan ifadesinde, sanığın teyzesinin oğlu olduğunu, birlikte çıraklık eğitim merkezine kursa gittiklerini, katılan ile sanığın orada tanıştıklarını ve görüşmeye başladıklarını, sanık ile katılanın devamlı beraber gezdikleri, sanığın kendisine katılan ile bir çok kez cinsel ilişkiye girdiklerini bahsettiğini, genelde arabada ilişki yaşadıklarını, sanığın kendisine katılan ile evleneceklerine dair bir şey söylemediğini, katılanın da aynı şekilde evleneceklerinden bahsetmediğini, katılanın iddia ettiği gibi onlar ile birlikte olayın olduğu gün ADESE'den sanığın evine kadar beraber gitmelerinin söz konusu olmadığını, ayrıca başka herhangi bir zamanda kendisi, katılan ve sanık ile birlikte oturmadıklarını, aynı yerde bulunmadıklarını, böyle bir olayın yaşanmadığını beyan ettiği, her ne kadar Hacettepe Üniversitesi'nin 22/10/2014 tarih 1780686 sayılı raporu ile katılanda yaşamış olduğu olay nedeniyle ''Travma Sonrası Stres Bozukluğu'' gelişmiş olup, katılanın ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu şeklinde kanaat bildirilmiş ise de; katılanın doğum, büyüdüğü ve içinde yaşadığı toplum itibariyle evlilik bir dışı ilişkiden hamile kalması, bunu ailesine ve çevresine açıklayamaması, açıklaması halinde göreceği manevi baskı gibi hususlar dikkate alındığında ruh sağlığının bozulmasın son derece doğal olduğu, ancak salt katılanın ruh sağlığının bozulmasının, olayı onun anlattığı şekilde kabul etmek anlamına gelmeyeceği dikkate alındığında, katılanın hamile olduktan sonra şikayetçi olması, bu tarihe kadar ailesinden kimseye veya ilgili kolluk birimlerine veya adli mercilere nitelikli cinsel saldırıya uğradığına dair bir beyanda bulunmaması, sanığın da katılan ile rızası dahilinde birçok kez birlikte olduğu yönünde savunması karşısında, katılanın zor iddiasının durumunu çevreye mazur göstermek düşüncesinin sonucu kabul edilmesi gerektiği, sanığın katılanın rızası hilafına onu hürriyetinden yoksun kıldığı ve katılanla zorla cinsel ilişkiye girdiği şeklindeki suçlamalara ilişkin olarak, sanığın mahkumiyetine yeterli, katılanın soyut iddiaları dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil elde edilemediği sonuç ve vicdani kanaatine varıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e. maddesi uyarınca sanığın yüklenen nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ereğli(Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/7 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.