Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 12.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca 26/08/2016 tarihli tutuklama istemiyle sevk edildiği Biga Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandığı, müvekkili hakkında Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2048 sayılı soruşturma dosyasıyla her ne kadar Bylock kullandığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne finansman önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet, Anayasal düzeni otadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından dolayı açılan soruşturmada 16/02/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği müvekkilinin tahliye olduğu tarih olan 07/02/2017 tarihinde bu yana iş bulamadığını, manevi olarak sıkıntılar yaşadığını bu sebeple 50.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 07.06.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2017/149 Esas, 2018/502 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2019/42 Esas, 2019/71 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Biga Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/2048 sayılı soruşturma dosyasına ilişkin evrak ve bilgiler ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde objektif kriterler içerisinde değerlendirildiğinde; davacının Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2048 sayılı soruşturma dosyasında 26/08/2016 tarihinde göz altına alındığı, Biga Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/44 numaralı sorgu kararı ile Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından 26/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 07/02/2017 tarihinde ise, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından Biga Sulh Ceza Hakimliği tarafından davacının tahliyesine karar verildiği, 16/02/2017 tarihinde davacı hakkında Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, Biga Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/02/2018 tarihli yazısında davacı hakkında fezleke düzenlenmediğinin belirtildiği ve davanın süresinde açıldığı tespit edilmiştir.
Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 18/10/2017 tarihli yazısında davacının 26/08/2016 tarihinde tutuklanarak kurumlarına alındığının, Biga Sulh Ceza Hakimliğinin 07/02/2017 tarih ve 2017/98 değişik iş no sayılı tahliye müzekkeresi ile 08/02/2017 tarihinde tahliye edildiği tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin talepleri incelendiğinde; Mahkemece davaya uygun olduğu kanaatine varılan 18/06/2018 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak maddi tazminat miktarının 12.416,80 TL olduğu kanaatine varılarak; bu miktar maddi tazminatın, dava dilekçesinde faiz dava tarihinden itibaren istendiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihi olan 12/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin talepleri incelendiğinde davacının haksız yere 23/08/2016 tarihi ile 18/10/2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığının sübuta erdiği anlaşılmakla, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, göz altında kalmasına neden olan olayın cereyan tarzı, sebepsiz zenginleşme yasağı ve hak ve nesafet kuralları gereğince davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın, dava dilekçesinde faiz dava tarihinden itibaren istendiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihi olan 12/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
''Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği halde kabul edilen tazminatlar toplamı üzerinden davacı yararına nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken vekalet ücreti konusunda karar verilmemesi Kanuna aykırı olup, istinaf başvuruları bu yönüyle yerinde ise de; belirtilen hukuka aykırılığın yeniden yargılamayı gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nun 303 ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b maddeleri gereğince düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından,
Hükmün 2. Bendinden sonra 3. Bent olacak ve diğer bentler silsile ile takip edecek şekilde "Davacı davada kendisini vekaletname verdiği vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tazminatlar toplamı üzerinden hesaplanan 3.290,02 TL nispi vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine," şeklinde bent eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir.
Tazminat talebinin esasını oluşturan Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2048 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanuna muhalefet, Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 26.08.2016-07.02.2017 tarihleri arasında 165 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 16.02.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2019/42 Esas, 2019/71 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.